Russian |  English |  Türkçe için tıklayınız   
Rusya Federasyonu
Türkiye Büyükelçiliği
BÜYÜKELÇILIK
Adres: Andrey Karlov sokağı, No 5, 06692, Çankaya (P.K. 35 Kavaklıdere), Ankara Türkiye
Tel.: +90-312-439-21-22, 440-82-17
Faks: +90-312-438-39-52, 442-90-20
E-mail: rus-ankara@yandex.ru
konsolosluk konuları için: ankarakons@yandex.ru
basın konuları için: press-ankara@mail.ru
BÜYÜKELÇILIĞIMIZIN HABERLERI

Sözde ‘Skripal davası’ ile ilgili gerçek durumu açıklayan bir anımsatıcı not

12 Mart 2018'de İngiltere Başbakanı Theresa May, Avam Kamarası'na hitaben yaptığı konuşmada, eski GRU albayı, çifte ajan Sergey Skripal ve kızı Yuliya Skripal'in Salisbury'de 4 Mart 2018 tarihinde İngiliz sınıflandırmasına göre A-234 olarak bilinen bir sinir gazıyla zehirlenmesinden ‘büyük olasılıkla’ Rusya Federasyonu'nun sorumlu olduğunu belirtmiştir.

İngiltere, Rusya'nın kimyasal cephaneliğinin bir kısmının ‘gizlenmesi’ ve ‘kullanılması’ konusunu alenen gündeme getirmiştir. Buna bağlı olarak, İngiltere, Rusya'nın, silahsızlanma ve silahların yayılmasını önleme alanında en etkili çok taraflı anlaşmalardan biri olan Kimyasal Silahların Geliştirilmesinin, Üretiminin, Stoklanmasının ve Kullanımının Yasaklanması ve Bunların İmhası ile İlgili Sözleşmesi (CWC) kapsamındaki yükümlülüklerini ‘ihlal ettiğini’ iddia etmiştir. Rusya, bu anlaşmanın hazırlanmasına önayak olan ülkelerden biri olmuştur.

Böylelikle, İngiltere, sadece Rusya'ya karşı değil aynı zamanda Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'ne (OPCW) ve İngiltere’nin de katılımıyla son yirmi yıl içinde bu kurum kapsamında yapılan tüm muazzam çalışmalara karşı çıkmıştır.

CWC'nin 3. Maddesinin hükümleri uyarınca, Rusya Federasyonu, tüm kimyasal silah stoklarının eksiksiz bir bildirimini sunmuştur. Bu veriler, OPCW Teknik Sekreterliği’nin denetim ekipleri tarafından kapsamlı bir şekilde kontrol edilmiş ve doğrulanmıştır. Rusya'nın kimyasal cephaneliğinin tamamen imha edildiği gerçeği, yetkili uluslararası kurum olan OPCW tarafından resmen doğrulanmıştır.

2. 12 Mart 2018 tarihinde, ülkemize yöneltilen suçlamaların ciddiyetini göz önünde bulundurarak, Rusya’nın Londra Büyükelçiliği, İngiltere Dışişleri Bakanlığı’na İngiliz soruşturmasının atıfta bulunduğu kimyasal madde numuneleri de dahil olmak üzere soruşturma materyallerinin ortak soruşturma çerçevesinde uzmanlar tarafından incelenmesi için bunlara erişim sağlanmasını talep eden bir nota göndermiştir.

Böylece, CWC'nin 9. Maddesinin 2. fıkrası uyarınca hareket etmeyi önerdik. Bu madde, Sözleşme’ye taraf devletlere, bu uluslararası anlaşmaya uyulması konusunda herhangi bir kuşkuya neden olan herhangi bir konuyu öncelikle kendi aralarında bilgi alışverişi ve danışmalar yoluyla çözmeyi önermektedir. Bu maddenin hükümleri uyarınca, Rusya, İngiltere'nin talebine 10 gün içinde cevap vermeye hazırdı.

Ne yazık ki, İngiliz tarafı bu seçeneği reddetmiş ve uluslararası hukukun mevcut normlarına uymak yerine, konuyu vicdansız bir şekilde politize etmeyi tercih etmiştir.

3. İngiltere Başbakanı Theresa May, konuyu görüşmek üzere 14 Mart 2018'de BM Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) özel toplantı çağrısı yapmıştır. Londra'nın kirli oyunlarını öngören Rusya, Güvenlik Konseyi'ndeki toplantının açık oturum şeklinde yapılmasında ısrarcı olmuştur.

İngiliz tarafının sorunu BM Güvenlik Konseyi'nin gündemine getirerek hangi sonuçlara varmak istediği anlaşılır değildir. Bu mesele, hiçbir şekilde BMGK'nın yetki alanına girmemektedir. OPCW'nin Salisbury olayına ilişkin raporunu verene kadar tüm tartışmaların anlamsız olduğu aşikardır (sinir gazının fiilen kullanılmış olup olmadığını, eğer öyleyse, kimyasalların muhtemel kökeninin nasıl belirlendiğini; mağdurlara yönelik hangi eylemlerin yapıldığını ve bu eylemlerin hangi esasta yapıldığını vesaire bilmek önemlidir).

4. 14 Mart 2018'de, ‘kendine gelen’ İngiliz Başbakanı Theresa May, sonunda OPCW Teknik Sekreterliği Genel Direktörü Ahmet Üzümcü’ye bir mektup göndermiştir (15 Mart 2018'de tüm OPCW Yürütme Konseyi Üye Devletlerine dağıtılmıştır). May, bu mektupta OPCW Teknik Sekreterliği’ne, Salisbury olayıyla ilgili ‘İngiliz soruşturmasının vardığı sonuçların bağımsız olarak değerlendirilmesini’ teklif etmiştir.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nın 18 Mart 2018 tarihli basın açıklamasında da belirtildiği gibi, Theresa May'in mektubunun ardından İngiltere'nin OPCW Daimi Temsilcisi, OPCW Teknik Sekreterliği’nin uzmanlarını Porton Down'daki İngiliz Savunma Bilim ve Teknoloji Laboratuvarı’nın Salisbury olayıyla ilgili olarak vardığı sonuçların bağımsız bir analizini yapmak üzere İngiltere’yi ziyaret etmeye davet etmiştir. 19 Mart 2018'de OPCW uzmanları İngiltere’ye gelmiştir.

Rusya, OPCW’den ‘Skripal davası’ kapsamında olup bitenlerin ayrıntılı bir şekilde resmi olarak açıklamasını beklemektedir. OPCW Teknik Sekreterliği’nin CWC'nin tüm ilgili hükümlerine uygun olarak tam teşekküllü bir bağımsız soruşturma yürüteceğini umuyoruz.

5. Rusya'nın hem hukuki hem de pratik anlamda soru işaretleri giderek artmaktadır. Biz, bu soru işaretlerini OPCW aracılığıyla kararlı bir şekilde açıklığa kavuşturma niyetindeyiz.

Rusya, İngiltere’ye karşı kimyasal silah kullanmadığını belirtmektedir. Skripallere yönelik zehirli kimyasallarla yapılan ‘saldırının’ terör eylemi olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Rus vatandaşı olan Yuliya Skripal, olayın mağdurları arasında yer aldığından, CWC'nin 9. Maddesi kapsamında İngiliz tarafı ile ortaklaşa çalışmayı teklif etmekteyiz.

Aşağıdaki konuları açıklığa kavuşturmak isteriz.

Sergey ve Yulia Skripal'den numuneler nerede, nasıl ve kimler tarafından alındı? Tüm bu tespitler nasıl yapıldı? Alınan verilerin güvenirliğini kim belgeleyebilir? Kanıtlar toplandığı sıradaki eylemlerin tutarlılığıyla ilgili ‘delil güvenlik zinciri’ olarak adlandırılan OPCW gereklilikleri yerine getirildi mi?

İngiliz tarafı, oldukça kısa bir zaman diliminde, kullanıldığı iddia edilen kimyasal maddenin cinsini hangi yöntemler ile (spektral analiz ve diğerleri) belirlemiştir (Batı sınıflandırmasına göre ‘Noviçok’)? Bildiğimiz kadarıyla, bunu yapabilmek için, ellerinde bu tür maddenin standart bir numunesinin bulunması gerekmektedir.

Ve bu aceleci eylemler, Scotland Yard'ın "soruşturmada sonuca varılması için haftalar hatta aylar gerekli olduğu" doğrultusundaki resmi açıklamaları ile nasıl bağdaşmaktadır?

Hangi veriler ve yaralama belirtileri temelinde aceleyle mağdur olan Skripallere ve İngiliz polis memuruna antidotlar uygulama kararı alınmıştır? Bu acelecilik, ciddi komplikasyonlara ve sağlık durumlarının daha da kötüye gitmesine yol açmış olabilir mi?

Hangi antidotlar uygulandı? Bu ilaçları kullanma kararını vermek için hangi testler yapıldı?

Doğal koşullar altında etkisini anında gösteren bir sinir gazının gecikmiş etkisi nasıl açıklanabilir? Mağdurların bir pizzacıda (diğer verilere göre arabada, havaalanında, evde) zehirlendiği iddia edilmektedir. Peki gerçekten ne oldu? Mağdurlar, sokakta bir bankta belirsiz bir süre sonra nasıl bulundular?

Batı'da ‘Noviçok’ olarak adlandırılan geliştirme çalışmaları, İngiltere, ABD, İsveç ve Çekya’da yürütülmüşken, "Skripal davasından" neden Rusya'nın sorumlu tutulduğunun açıklanması gerekmektedir. Bu ülkelerin bu tip yeni toksik maddelerin geliştirilmesinde elde ettikleri sonuçlara NATO ülkelerinde yayınlanmış 200'den fazla açık kaynakta yer verilmektedir.

6. Tamamen insani açıdan bakıldığında bile, Londra’nın eylemleri tamamen barbarca görünmektedir. 4 Mart 2018'de İngiltere topraklarında (İngiliz hükümet yetkililerinin de bizzat iddia ettiği gibi) Rus vatandaşı Yuliya Skripal'e karşı kimyasal madde kullanılarak bir saldırı düzenlenmiştir.

Rusya Federasyonu, Rus vatandaşına karşı düzenlenen Salisbury saldırısının soruşturulması hakkında ayrıntılı bilgi talep etmektedir (Rusya’nın Londra Büyükelçiliği tarafından 12 Mart 2018 tarihinde ilgili nota gönderilmiştir).

İngiltere, devletlerarası ilişkilerin temel kurallarını ihlal etmekte ve halen herhangi bir gerekçe belirtmeksizin, 1963 tarihli Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi'ne uygun olarak Rus yetkililere Yuliya Skripal için konsolosluk erişimi vermeyi reddetmektedir. İki haftadan uzun bir süredir vatandaşımıza olanları ve fiilen ne durumda olduğunu güvenilir bir şekilde tespit edememiş bulunmaktayız.

16 Mart 2018 tarihinde, Rusya Federasyonu Soruşturma Komitesi Özel Soruşturmalar Genel Müdürlüğü, İngiltere topraklarında Rusya vatandaşı Yuliya Skripal'e kasten yapılan cinayet girişimiyle ilgili ceza davası açmıştır.

Soruşturma, Rus mevzuatına ve uluslararası hukuk normlarına uygun olarak yürütülecektir. Soruşturma makamı, sürece yüksek vasıflı uzmanları dahil etmeyi planlamaktadır.

Soruşturma yetkilileri, İngiltere’nin yetkili makamlarıyla birlikte çalışmaya hazırdır. İngiliz tarafının işbirliği yapmasını bekliyoruz.

7. Rusya Federasyonu, BM Güvenlik Konseyi'nde, OPCW'de ve diğer uluslararası platformlarda kimyasal maddelerin kullanımıyla gerçekleştirilen tüm suçların titizlikle, kapsamlı ve profesyonel bir şekilde soruşturulmasının ve faillerin cezaya çarptırılmasının tutarlı ve kararlı bir savunucusudur.

İngiltere ile herhangi bir kaygıyı ortadan kaldırmak amacıyla ikili formatta olsun ya da OPCW ve diğer uluslararası belgeler çerçevesinde olsun tam kapsamlı ve açık işbirliğine, uluslararası hukuk temelinde çalışmaya hazırız.

Uluslararası toplumun sorumlu bir üyesi ve CWC'nin vicdanlı bir taraf devleti olarak, Rusya, asla ve asla ültimatom dilinde konuşmayacak ve gayri resmi sözlü açıklamalara yanıt vermeyecektir.

Batılı ülkelerin kendileri tarafından üretilen ‘Skripal davası’ çerçevesindeki eylemleri, uluslararası hukuk normlarına ve devletlerarası ilişkilerin genel pratiğine ve ayrıca aklıselime aykırıdır. Doğal olarak, Rusya, tüm bunları ayrıntılı olarak not etmekte olup, zaman içinde suçlular kaçınılmaz olarak cezaya çarptırılacaktır.

Rambler's Top100