5.12.04. Rusya Fedrasyonu Dışişleri Bakanı Sn. S.V.Lavrov’un «Milliyet» ve «Turkish Daily News» gazetelerinde 5 Aralık 2004 tarihinde yayınlanan makalesi

RUS-TÜRK İLİŞKİLERİNDE YENİ AŞAMA

Soğuk savaşın bitmesinden sonra dünyada meydana gelen geniş çaplı pozitif değişimler ışığında Rus-Türk ilişkilerinin gelişmesi yeni bir ivme kazanmaktadır. Bu ilişkiler, küresel ve bölgesel istikrarın önemli bir unsuru olmakla birlikte, her iki ülkenin milli ekonomilerinin büyümesine ve vatandaşlarının refah seviyesinin yükselmesine katkı sağlamaktadır. En önemlisi de, ikili ilişkilerimizin olumlu, yapıcı bir ortamın, sıcak ve hoşgörülü bir havanın hakim olmasıdır. Bu yüzdendir ki Türkiye, milyonlarca Rusyalı için tercih edilen tatil yeri olmuştur. İnsanlar ancak kendilerini rahat hissettikleri yerlere dönmek ister.

III. İvan ve II.Beyazit zamanlarına dek uzanan münasebetlerimizin tarihi, 5 asırdan fazla bir geçmişe sahiptir. Elbette ki ikili ilişkilerimizin mazisinde savaş ve husumet sayfaları da vardır. Ancak, esas olan müspet münasebetlerin hakim olmasıdır. Geçen yüzyılın 20.li yıllarında ülkemiz, Mustafa Kemal önderliğindeki Anadolu milli kurtuluş hareketine ciddi bir maddi yardım ve, daha da önemlisi, siyasi destek sağlamıştır. 1920 yılında Rusya, Ankara’daki TBMM Hükümetiyle diplomatik ilişkiler kuran ilk devletlerden biri olmuştur. 1921’de ise hala yürürlükte olan Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması akdedilmiştir. Ülkelerimizin ekonomik ve teknik işbirliği, artık uzak geçmişlerde kalmış 1930’lu yıllarda başlamıştır. O zaman Türkiye’de mali ve teknik yardımımızla dönemin en büyük tekstil fabrikaları kurulmuştur. Bu işbirliği 70-80’li yıllarda da devam etmiştir. Bu dönemde de, demir çelik ve alüminyum fabrikaları, petrol rafinerisi dahil olmak üzere ondan fazla sanayi tesisi inşa edilmiştir. Bunlerde de işbirliğimizin köklü gelenekleri, zengin tarihi ve yıllar boyunca oluşmuş birikimleri, devlet ve milletlerimizi yakınlaştıran birçok olumlu, karşılıklı yararlı girişimlerde devamını bulmaktadır.

Rus-Türk işbirliği, yüksek verimlilik ve dinamiklere sahiptir. Hukuki temelinin ncelleştirilmesi, her şeyden evvel 1992 yılında Rusya Federasyonu ile Türkiye Cumhuriyeti arasında İlişkilerin Esasları Hakkında Anlaşma’nın imzalanması buna önemli katkı sağlamıştır.

Türkiye’yi öncelikli ortaklarımızdan biri olarak görüyor, ncel uluslararası ve bölgesel sorunların geniş yelpazesi üzerinde tutumlarımızın birbirine yakın oluşunu takdir ediyoruz. Bu yakınlık, Birleşmiş Milletler’in merkezi rolü ve uluslararası hukukun üstünlüğüne dayanan çağdaş sorun ve tehditlerle mücadele mekanizmalarının çlendirilmesi, Orta Doğu ve Irak sorunları gibi meselelere yaklaşımlarımızda gerçekleşmektedir. Terör, bölücülük, etnik köklere dayalı ayrımcılık ve aşırı dincilik, ortlü suçlarla mücadele konularında Türkiye ile olan işbirliğimizi daha da çlendirmek arzusundayız. Bu bağlamda, özellikle, terör örtleri ve gruplarına yapılan maddi ve parasal destek yollarının kapatılması konusu büyük önem arzetmektedir.

Terörle etkin mücadele, sadece bütün ülkelerin ortak çabalarıyla mümkündür. Bunun tek sebebi, terörün herkesi tehdit ediyor olması değildir. Teröristler, beşeri medeniyetin esaslarını hedef almaktadır. İşte bu yüzdendir ki Beslan trajedisinin zor nlerinde Türk yönetiminin göstermiş olduğu dayanışmanın bizim için paha biçilmez bir değeri olmuştur.

Dünyada hoşgörüşsüzlüğün tehlikeli filizleri çoğalırken, çeşitli halk ve dinlerin çatışmasına ve uygarlıklar arası husumetin aşılanmaya çalışıldığı bir dönemde uzlaşma noktalarının arayışı ve karşılıklı saygıya dayalı yapıcı diyaloğun tesis edilmesi özel bir anlam kazanmaktdır. Bu bağlamda biz, Rusya’nın İslam Konferansı Örtü’nün faaliyetlerine katılma gişiminine yönelik Türkiye’nin gösterdiği desteği büyük takdirle karşılıyoruz.

Her iki ülkemizin ortak özelliği, ikisinin de Avrasyalı olmalarıdır. Böylece çeşitli uygarlıklar arasında köprü rolünü üstlemek, geleceğe yönelik Avrupa ile Asya ve Batı ile Doğu arasındaki ilişkilerin kurulmasına aktif bir şekilde yardımcı olma vazifesini bizim dışımızda kimse yapamaz. Kasım 2001’de Rusya ve Türkiye Dışişleri Bakanları tarafından imzalanan Avrasya’da İşbirliği Eylem Planı, bu yöndeki verimli işbirliği için ek imkanları sağlayacaktır.

Ülkelerimiz Avrupa venlik ve işbirliği konularının görüşülmesine aktif bir şekilde katılarak Karadeniz bölgesinin barış ve istikrar alanına dönüştürülmesi için ortak çalışmalar yapmaktadır. Biz, BLACKSEAFOR gibi bölgesel girişimler çerçevesinde işbirliği yapmakta, Genel Sekreterliği İstanbul’da bulunan Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örtü’nün üyesi durumundayız. Bu örtün önemli potansyelinin tam olarak kullandırılması ortak çıkarlarımıza uygun düşmektedir.

Dinamik bir gelişme trendini gösteren ticari ve ekonomik işbirliği Rus-Türk ilişkilerinin önemli ayaklarından biridir. Ön tahminlere göre bu sene ticari hacim 7 milyar doları aşabilir. Rusya emin adımlarla Türkiye’nin dış ticaretinde ikinci ülke konumuna yükselmektedir. Rus şirketleri, Türkiye’de hidrolik ve termik santral, elektrik hatların inşaat ihalelerine katılmakta, yerel petrol ve gaz piyasasına ilgi göstermektedir. Diğer taraftan Türk şirketleri, Rusya’nın inşaat sektöründe çok aktif konuma gelmektedirler. Son 10-15 yıl içerisinde Rusya’da, artık taahhütlerinin yarısından fazlası yerine getirilmiş olan 12 milyar dolarlık kontratlar aktedilmiş. Türk müteahhitler, Moskova ve Moskova bölgesinde, Peterburg, Tataristan, Başkortostan, Sverdlovsk, Vladimir, Rostov ve Krasnodar bölgelerinde tesisleri kurmaktadır. Başarıyla hayata geçirilen Karadeniz’in altından döşenen eşsiz Mavi Akım gaz boru hattı projesi, ortak çabalarla en muazzam görevleri üstlenebileceğimizin açık bir göstergesidir.

Aynı zamanda, kullanmadığımız büyük rezervlerimiz de mevcuttur. Özellikle Avrasya istikametinde daha yakın ekonomik işbirliğinin tesis edilmesi, enerji alanında büyük çaplı ortak projelerin yürütülmesi, ekonomik yardımımızla Türkiye’de kurulan sanayi tesisilerin yenilenmesi için imkanlar vardır. Rus şirketlerin katıldıkları Torul ve Deriner hidrolik santrelleri, İstanbul’da hızlandırılmış tramvay hattının inşaatı, İskenderun’da demir çelik fabrikasının modernizasyonu, Lada – Niva markalı arabaların Türkiye’ye ihracatı bizi umutlandırmaktadır.

Ticaret ve yatırımların geliştirilmesi için elverişli koşullar yaratılmıştır. Artık söz işadamlarındır. Dış Ekonomik İlişkiler Kurumu ile Rus-Türk İş Konseyi, iki ülkenin çeşitli işadamları dernekleri, bölgeler arası işbirliğinin derinleştirilmesine, küçük ve orta ölçekli girişimciliğin geliştirilmesine ilgi duymaktadır. Ayrıca karşılıklı yarar esasında Türk yatırımlarının Rusya’ya çekilmesine ilişkin politikalarımızı sürdürmeye kararlıyız.

Kültürel değişimler, karşılıklı venin ve sempatinin artmasının önemli bir faktörüdür. Türk kültür festivali çerçevesinden düzenlenen popüler Türk şarkıcısı Tarkan ve Anadolu ateşi dans grubunun gösterileri Rus seyircilerini büyülemiş. 2005 yılında yapılacak olan Rus kültür festivali’nin Türkiye’de aynı ilgi ile karşılanacaktır.

Rusya bundan böyle de Türkiye ile olan ilişkilerini karşılıklı saygı, anlayış ve pragmatizme dayalı esaslarda kurmaya devam edecektir. Bu tür yaklaşım, Rusya Federasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin uzun vadeli menfaatlerine tam olarak uygun olmakla kalmayıp, ayrıca bölgede ve dünyada istkrar ve venliğin pekiştirilmesine yardımcı olmaktadır.

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı V.V.Putin’in bun başlayacak olan Türkiye’yi resmi ziyareti, Rus-Türk ilişkilerinin geliştirilmesinde önemli bir kilometre taşıdır. Bu ziyaret sırasında Dostluk ve çok boyutlu ortaklığın derinleştirilmesine ilişkin Deklarasyon ve diğer ikili belgelerin imzalanması planlanmaktadır. Böylece işbirliğimize, bününün ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik ve nitelik açısından yeni olan bir aşamaya çıkartılması için önemli bir ivme kazandırılmaktadır.