5.07.04. P.V.Stegniy, Rusya ile NATO arasındaki işbirliği,
Cumhuriyet gazetesi, Strateji eki

Rusya ile NATO arasındaki resmi ilişkiler, daha sonra Avrupa-Atlantik Ortaklık Kuruluna dönüştürülen Kuzey Atlantik Ortaklık Kurulu’nun 1991 yılında yapılan kuruluş toplantısında başlamıştır. Bu Kurul, ‘soğuk savaş’ bitiminde kurularak Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ile yeni işbirliği ilişkilerinin pekiştirilmesi için danışmalar yapan ve gerekli yardım gösteren bir kurum haline gelmiştir. Birkaç yıl sonra 1994 yılında Rusya, NATO ile müstakil ortak statüsünde olan devletler arasında venlik ve savunma alanlarında pratik işbirliğine ilişkin ana program olan ‘Barış için Ortaklık’ programına katılmıştır.

1997 yılında Karşılıklı İlişkiler, İşbirliği ve venlik Hususundaki Ana Kararname'nin imzalanmasıyla Rusya'nın NATO ile ilişkilerinde ileriye dönük bir adım daha atıldı. Ana Kararname'de Avrupa Atlantik Bölgesi’nde sağlam ve evrensel barışı kurmak üzere ortak amaca yönelik kararlığı tesbit ederek uzun vadeli ortaklık için gerçek bir esas oluşturdu. Bu Kararname gereğince kurulan Ortak Daimi Konsey, ortak endişeleri uyandıran venlik konularında düzenli istişarelerin yapılmasına hizmet etmiştir. Bu Konsey, diyalog yoluyla karşılıklı ven arttırılmasına yardımcı olmasını  amaçlamıştır. Bu çerçevede Rusya ve NATO, istişareler ve işbirliği programının hazırlanmasına başlamışlardır.

Fakat soğuk savaş döneminden kalan biribirine karşı olan önyargılık ilk baştan beri Konseye üye olan katılımcılar arasında ilişkileri zorlaştırmış ve Ortak Daimi Konsey'nin potansyelinin gerçekleşmesine engel olmuştur. Yugoslavya'nın Kosova bölgesinde ortaya çıkan siyasi ve etnik sıkıntıları bertaraf etmeyi hedefleyen NATO hava harekatı ile ilgili olarak meydana gelen görüş ayrılıklarının ortaya çıktığı 1999 yılının başında, Rusya Ortak Daimi Konsey'e katılımını askıya almıştır. Buna rağmen Rusya Federasyonu bu krizin çözümünde kilit diplomatik bir rol oynamıştır. Bu dönemde Rus askerleri, NATO birlikleriyle birlikte Bosna Hersek'te çeşitli görevlerde bulunmuş, NATO Bilim Programı çerçevesinde Rus bilimadımları ile işbirliği sürdürülmüştür. Haziran 1999 yılında KFOR çlerinin Kosova'ya yerleştiği zaman bunlara Rus barıştırıcı birlikler de katılmıştır.

1999 yılından itibaren Rusya ile NATO arasındaki ilişkilerde belirgin bir iyileşme oldu. Ekim 1999 tarihinde NATO Genel Sekreterliğine atanan Lord Robertson, tıkanan Rus-NATO temaslarını canlandırmak için kollarını sıvadı. Diğer taraftan 2000 yılında Rusya Federasyonu Devlet Başkanlığına seçilen Vladimir V.Putin, NATO ile ilişkilerin pragmatizm ruhunda yeniden tesis edilmesi için gerekli adım atacağını açıkladı.

Bu arada yakınlaşma sürecini hızlandıran bazı önemli unsurlar da oldu. 12 Ağustos 2000 tarihinde sualtında kalan Rus Kursk nükleer denizaltısında 118 kişilik mürettebat feci kaza sonucunda şehit oldu. Bu trajedi, gelecekte böyle faciaların önlenmesi için Rusya ile NATO'nun işbirliğine büyük bir ihtiyaç bulunduğunu vurguladı. Şubat 2003 tarihinde Rusya ile NATO arasında kaza geçiren denizaltılarının arama ve kurtarma hakkında çerçeve anlaşması imzalandı.

11 Eylül 2001 ABD'ye karşı yapılan terörist saldırıları, terörizm ve diğer yeni tehditlerle etkili bir mücadele için uluslararası eşdümlü eylemlerin yapılması gerekliliğini ortaya koydu.

Bu terör saldırılarından hemen sonra Rusya, uluslararası koalisyonun Afganistan'da yaptığı operasyona katılan ülkelere hava sahasını açarak terörizm ile mücadele hususlarında istihbarat bilgilerinin değişimini amaçlayan bir dizi tedbirler aldı. Bu tutum, terörizm ile ortak mücadelede Rusya'nın NATO ile aynı safta yer aldığını gösterdi.

Daha sonraki aylarda gerçekleşen başta üst düzey olmak üzere ikili temaslar, Rusya ile NATO arasındaki ilişkilere yeni ivme kazandırıp onları yeni bir içerikle doldurmaya imkan tanıdı. Yoğun görüşmelerden sonra Roma'da 28 Mayıs 2002 nü yapılan Rusya ve Kuzey Atlantik İttifakı'nın Zirvesinde devlet ve hükümet başkanları'nın imzalayarak kabul ettikleri 'Rusya ve NATO ilişkileri: Yeni Nitelik' adlı ortak deklarasyon ile yeni bir sayfa açıldı. Ayrıca Rusya ile NATO ilişkilerinde dönüm noktası olan Rusya – NATO Konseyi kuruldu. Ortak Daimi Konsey'in yerine gelen yeni Kurul, NATO Genel Sekrteri'nin başkanlığında oydaşma ilkelerine göre çalışmaktadır. Rusya'nın temsilcileri ve NATO’nun müttefikleri, Rusya – NATO Konseyi toplantılarına eşit seviyede katılmaktadır. NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer bunualtını bizzat çizmiştir : 'Rusya ve NATO'ya üye olan ülkeler, hakikaten eşit ortaklar olarak birlikte hareket ederek, pragmatizm ve ortak çıkarlara dayalı pratik ortaklık kurmuş bulunmaktadırlar'.

Kurul toplantıları büyükelçi ve askeri temsilcileri düzeyinde ayda en az bir kez, Dışişleri Bakanları, Savunma Bakanları, Genelkurmay Başkanları düzeyinde senede iki kez, bazen da en üst seviyede yapılmaktadır. En önemli yeniliklerden biri, ndemdeki konuları ele almak ve Rusya- NATO Konseyi'nin himayesinde bilirkişilerin faaliyetlerini denetlemek üzere büyükelçiler seviyesinde ayda iki kere toplantı yapan Rusya – NATO Konseyi'nin Hazırlama Komitesi'nin çalışmalarıdır.

Ayrıca Konsey bünyesinde kurulan ve çeşitli alanlarda işbirliğinin geliştirilmesini amaçlayan birkaç çalışma grubu ve komiteleri kuruldu. Kilit işbirliği alanları arasında aşağıdakiler mevcuttur.

Yeni venlik tehditleri. Rusya ile NATO arasındaki sağlam ilişkilerin ilk iyi sonuçlarının elde edildiği terörizme yönelik mücadele ve yeni venlik tehditlerine karşı koyma faaliyetleri. Avrupa ve Atlantik bölgesinde somut terör tehditleri konusunda genel değerlendirmeler ve sürekli olarak gereken ayarlanmalar yapılmakta, terörizmle savaşta askeri birliklerin potansyel ve görevleri araştırılmaktadır. Nükleer, biyolojik, kimyasal silah ve balistik füzelerin yayılmasına karşı mücadele konularında işbirliği daha aktif hale gelmekte. Kitle imha silahlarının yayılmasında küresel eğilimlere ilişkin ortak değerlendirmeler hazırlanmaktadır. Savaş alanındaki kullanılan antifüze savunmada gelişen işbirliği, son zamanlarda yüksek isabeti olan füzelere bir hayli kolaylaştırılan erişimin neden olduğu ve daha önce benzeri bulunmayan tehlikenin ortadan kaldırılmasına yardımcı olacaktır. Hava sahasının kullanılmasındaki ortak girişim, hava trafiği yönetiminde ve hava denetiminde işbirliği amaçlarına hizmet edecektir. Böyle bir girişim, hava sahasındaki venliği arttırmakla birlikte bilgi değişimi sistemini iyileştirerek sivil havacılığın potansyel olarak terör amacıyla kullanılma tehlikesine karşı durmaya yardımcı olacaktır.

Askerler arasında işbirliği.Askeri işbirliğinin esas amacı, ç ve araçların harekat kompabilitelerini yükseltmektir. Çağdaş silah kuvvetleri, çokuluslu komuta ve organizasyon yapıları çerçevesinde hareket etmeye ve gerektiğinde barış destekleme veya kriz yönetme operasyonlarında müştereken görev üstlenmeye hazır olmalı. Rusya – NATO Konseyi'nin başkanlığında savaş ve silahlı kuvvetler tatbikatlarına ilişkin geniş kapsamlı program gerçekleşmektedir.

Sivil olağanüstü durumlar. 1996 yılından bu yana Rusya ve NATO, deprem ve su baskını gibi olağanüstü hallerde ortaklaşa hareket etmek için gerekli potansyelin sağlanması amacıyla afetlerin önceden keşfetme ve önleme çalışmalarında eşdümlü olarak işbirliği devam ettirmektedir. 1998 yılında Rusya'nın girişimi üzerinde afet ve kazalarda Avrupa Atlantik Yardım Koordinasyonu Merkezi kuruldu. Ayrıca askeri sivil işbirliğinin geliştirilmesine afet bölgesinde yardım sağlama görevlerinin yerine getirimesini amaçlayan çeşitli tatbikatlar yardımcı olmaktadır.

Bilim ve çevre konuları. 1998 yılında NATO ile başlayan bilim ve teknik işbirliğinde, Rusya'nın özel bir ilgisini çeken ve başta plazma fiziği, biyoteknoloji ve doğal ve teknojen afetlerin tahmini ve önlenmesi olmak üzere üç somut konulara ağırlık verilmektedir. Bunun yanısıra Rusya – NATO nezdinde faaliyet gösteren Bilim Komitesince, özellikle, patlayıcı maddelerin ortaya çıkarılması ve terörizmin sosyal ve psikolojik sonuçlarının incelenmesine yönelik sorunların çözümünde terörden korunmak için sivil bilimsel araştırmların kullanılması için yeni işbirliği alanları incelemektedir.

Rusya ve NATO'nun ortak meydan okumalarla karşı karşıya olması ve ikisinin de ortak stratejik önceliklerinin bulunması konusunda her iki taraftan sergilenen anlayış, ikili işbirliğinin itici cü olarak önüne çıkmaktadır. Bu öncelikler arasında hem terörizm ve kitle imha silahlarının yayılması gibi yeni tehditlere karşı koyma konuları, hem de çevik konuşlandırma ve ortaklaşa hareket etmeye imkan tanıyan tam etkili ve savaşa hazır silahlı kuvvetlerin kurulması için askeri reformun yapılması hususları bulunmaktadır.

Bu arada, Rusya, NATO İttifakı ile tüm konularda tam bir mutabakat içinde değildir. Rusya Federasyonu Savunma Bakanı Sergey İvanovi NATO ile olan ilişkilerimizde aşağıdaki sorunlara dikkat çekmektedir. Avrupa'da Konvansyonel Kuvvetlerin Azaltılması Anlaşması önemli problemlerden birini teşkil etmektedir. Rus Tarafı, bu anlmaşmanın ratifikasyonunu uzatmaktan yana değil ve AKKA'nın Uyarlama Anlaşmasının onaylaması için 2002 yılında Devlet Dumasına gerekli belgeleri sunmuştu. Fakat NATO ortakları, bu girişimi açık bir şekilde frenlemektedir. Rusya'ya Anlaşma gereğince ne pahasına olursa olsun kanat sınırlamalarının yapılması için çağrıda bulundu, fakat Rus Tarafı gerekeni yapınca NATO bu anlaşmanın onayına dönük bir adım bile yapmadı. Rus Tarafı, Kuzey Kafkasya'dan silahlı kuvvetlerini çekerken saydamlık gösterdi, fakat, bunun karşılığında hiç bir şey alamadı. Kısa bir deyişle Konseyin çalışmalarında bir anda çözülmesi zor bazı problemler ile ilgili olarak görüş ayrılıkları mevcuttur. Örneğin, İttifakın genişlemesi ile ilgili olarak Rusya Federasyonu Savunma Bakanı, NATO Temsilcilerine, NATO'nun artık Rusya'nın hayati önemini taşıyan alanında hareket etmeye başladığını hatırlattı. Bunun için NATO, sözde değil fiilen Rusya'nın kaygılarını hesaba katmalı ve İttifak'ın Rusya'yı davet ettiği aynı açıklık göstermelidir. 'Tabii ki, biz, üyelerini genişletme çabalarına ilişkin İttifak'ın politikasına müdahele etmek hiç bir niyetimiz yoktur. Ayrıca NATO'ya girmek isteyen adaylara kendi şartlarımızı dayandırmak istemiyoruz. Fakat Rusya'nın katıldığı Avrupa'da Konvansyonel Kuvvetleri Azaltılması Antlaşmasından doğan haklarımız bulunmakta ve biz onları kullanmak arzusundayız'.

Bilindiği gibi 28 Haziran 2004 tarihinde İstanbul’da Rusya-NATO Konseyi’nin olağan toplantısı yapıldı. Bu toplantı sırasında Rusya Dışişleri Bakanı Sergey V.Lavrov, Roma Zirvesinden bu yana geçen iki yıl içerisinde Tarafların, Rusya ile NATO arasındaki işbirliği mekanizmasının gerekli  ve kalıcı olduğuna inandığını tesbit etti. Ayrıca, ne Rusya’nın NATO için, ne de NATO’nun Rusya için bir tehdit oluşturduğu bir kez daha teyid edildi, çatışma için herhangi bir önkoşulun bulunmadığı ve Rusya’nın NATO ile normal, samimi, ortaklık ve iş ilişkilerini devam ettirdiğinin altı çizildi.

Bunun yanısıra, Rusya’nın sınırları boyunca NATO’nun askeri varlığının arttırılmış olması, İttifak’ın yeni durumun gerçekçi değerlendirilmesinden ötürü başka bir çağda hazırlanan ve üye ülkelerin sınır ve hava sahasını korumaya ilişkin NATO’nun eski iç yönergeleri doğrultusunda hareket ettiği düşüncesini yaratmaktadır. Bu bağlamda Rusya - NATO Konseyi sırasında Rus heyeti, bu kaygıların ortak ve saydam bir şekilde ele alınması konusunu ortaya koydu. Rus Tarafı, ven artırıcı ek tedbir, karşılıklı kontrol önlemleri, tehlikeli askeri etkinliklerinin önlenmesine ilişkin tedbirlerin alınması gerektiği düşüncesindedir. Böylece, Rusya ile NATO’nun sınırlarının kesiştiği noktalarda sınır boyu venliğin mevcut durumunu gözönünde buludurarak teknik ve hava şartlarının neden olabileceği çeşitli olaylardan kaçınmasına imkan tanınacaktır.

İstanbul’da yapılan toplantı sırasında Rus heyeti, Rusya ile NATO arasındaki işbirliğinin esası olan AKKA’nın adaptasyonu konusundaki Anlaşmanın ivedilikle yürürlüğe girmesinin gerekliliğine NATO ortaklarının özel dikkatini çekti. Bilindiği üzere, 25 Haziran 2004 nü Rusya Federasyonu Devlet Duması, bu anlaşmanın onayına ilişkin federal yasa kabul etti. Ayrıca Rusya, 1999 yılı AGİT Zirvesinde alınan ana yükümlüğünü yerine getirerek Anlaşma ile ilgili olarak kendi iç prosedürlerini ivedilikle tamamlamak üzere ortaklarına çağrıda bulundu. Böyle bir gelişmenin her iki tarafın venlik alanında ortak çıkarlarına uygun olacağı inancındayız. Rusya, AKKA’nın bir an önce yürürlüğe girmesinden başka makul bir alternatif görmemektedir. Yeni yapılan Rusya –NATO Konseyi toplantısında uyarlanmış AKKA’ya katılmayan yeni NATO üyelerinin, Anlaşmanın yürürlüğe girdikten sonra bu Anlaşmaya katılacaklarına dair taahütlerinin teyid ettiği önemlidir.

Toplantıda, kilit konumdaki uluslararası ve bölgesel venlik konularında siyasi diyalogun geliştirilmesine özel bir önem verildi. Uluslararası teröristlere yönelik ortak tehdit değerledirilmesine ilişkin yapılan çalışmaların esasında terörizm tehlikesiyle mücadele mekanizmasına katılan tüm katılımcıların müşterek pratik hareketlerini sağlayacak olan yıllık somut etkinlikler takvimini hazırlamak üzere ilgili birimlere verilecek somut talimatlar üzerinde mutabık kalındı. Bunun dışında bölgesel kriz hususları ele alınırken Rusya – NATO ortak barıştırıcılık esas konsepsyonu üzerinde çalışmanın hızlandırılmasına karar verildi. Ayrıca Rus Tarafı, 18 Haziran 2004 tarihinde Astana’da Kollektif venlik Antlaşması Örtü Zirvesinde alınan ve NATO Genel Sekreteri ile KGAÖ Genel Sekreteri arasında temaslar tesis edilerek NATO ile çeşitli alanlarda işbirliği yapmak üzere teklif yeniledi. Böyle bir teklif, Afganistan,barıştırıcılık harekatları, terör, uyuşturucu trafiği, kitle imha silahlarının yayılması ile mücadelede ve olağanüstü durumlarda işbirliği dahil olmak üzere iki örtün ortaklaşa hareket edebilecekleri bir dizi işbirliği alanını kapsamaktadır. Bunun dışında NATO birimlerince Doğu Akdeniz’de gerçekleştirilmekte olduğu ‘Aktif Gayretler’ antiterör harekatına Rusya’nın Karadeniz filosuna ait üç gemi ile katılması konusundaki Rus teklifi destek aldı.

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı V.V.Putin, ‘NATO ile ilişkilerimizde kavgadan diyaloga ve çatışmadan işbirliğine giden çok uzun bir yol katettik’ diye ifade etmiştir. Bazı anlaşmazlıklara karşın Rusya ve NATO'nun XXI. Yüzyılın yeni tehditlere karşı mücadelede biribirine ihtiyacı bulunmaktadır. Böyle bir mücadelenin yolu sadece açık bir diyalogtan, karşılıklı ven ve ortak menfaatleri gözeten pratik işbirliğinden geçmektedir.