22.02.04.Rus büyükelçisi: Kıbrıs'ta çözüm, yeni kurulmakta olan dünyanın gereği, Radikal  

Murat Yetkin

Dışişleri Bakanı Abdullah l'ün Moskova temasları öncesinde Rusya, Türkiye'nin Kıbrıs konusundaki çözüm girişimlerine sürpriz bir destek verdi. Şimdiye dek BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın iyi niyet görevine onay vermekle yetinen Rusya'nın bu desteği, geçen hafta Ankara'da yapılan bir toplantıda Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Pyotr Stegniy tarafından Türk Dışişleri'ne ifade edildi.

Radikal'e konuşan Stegniy, desteği şöyle açıkladı: "Dışişleri Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Baki İlkin, BM venlik Konseyi ülkelerin Ankara büyükelçilerine Kıbrıs konusunda gelinen aşamayı ve Türkiye'nin hedeflerini anlattı. O toplantıda İspanyol Büyükelçisi hepimiz adına Türkiye'nin Kıbrıs'ta çözüm doğrultusunda aldığı son inisiyatife tam destek verdi. Ben de bu görüşü tamamıyla desteklediğimi söyledim. Zaten şu sıra Ankara'da bunun aksini söyleyecek hiçbir büyükelçi bulamazsınız."

Rus büyükelçisinin sözleri, Türkiye'de yapılan siyasi tahlillerin çoğunu boşa çıkaracak cinsten. Çünkü Kıbrıs'ta çözüm demek, Avrupa Birliği ve ABD'nin bölgeye yönelik bir politikada başarılı olması demek. Türkiye'nin Batı'yla bütünleşmesine kuşkuyla bakan çevreler ise, AB politikalarına alternatif olarak Rusya ve diğer Avrasya ülkeleriyle ortak siyasi projeler dülmesi gerektiğini öne sürüyorlar.

Bir tarihçi ve bir Ortadoğu uzmanı olan Rus büyükelçisi Stegniy'in tahlili ise şöyle:

Rusya, dünyanın tek kutuplu olmasını istemiyor. ABD'de, ülkelerinin dünyadaki tek ç olmasını isteyenler var, ama biz istemiyoruz. Dünyada birden çok siyasi ç olmalı. Avrupa Birliği bir süredir ABD ile yarışabilir bir siyasi ç olarak ortaya çıkmaya başladı. Ancak henüz gerçek anlamda küresel bir siyasi ç olduğu söylenemez.

Önce Kıbrıs'ın, sonra da Türkiye'nin AB'ye katılımı, AB'nin küresel bir siyasi ç olabilmesine katkı sağlayacaktır. Öncelikle AB, kendi bünyesindeki ciddi bir sorunu çözme kabiliyetini göstermiş olacak. İkinci olarak da, AB Müslüman bir ülkeyi içine almış olacak.

Bu çeşitlilik AB'nin siyasi cünü artıracak.

Peki AB sınırlarının Rusya'nın batısından sonra neyine de dayanması, Rusya ile Ortadoğu arasına girmese Moskova'yı rahatsız etmeyecek mi? Stegniy şöyle yanıtlıyor:

Hayır. Kısa vadede bize bazı sorunlar çıkartabileceğini kabul ediyorum. Ancak uzun vadede Türkiye'nin AB üyeliği hem Rusya'nın sınırlarında, hem de bölgede barış, istikrar ve kestirilebilirliğe (predictibility) katkıda bulunacaktır. Terörizmle uluslararası mücadeleye katkıda bulunacaktır. Bu noktalar dikkate alındığında Türkiye'nin AB'ye girmesi Rusya'nın da çıkarınadır.

Kıbrıs'ta çözüm bu açıdan önemli. Dünyanın dengeleri yeniden kuruluyor, dünya yeniden şekilleniyor. Kıbrıs da bu yeniden şekillenmenin bir parçası. İşte bu nedenle Kıbrıs'ta çözümü ve Türkiye'nin bu doğrultuda aldığı inisiyatifi destekliyoruz.

Önceki hafta Türkiye'ye gelen İsrail İşçi Partisi lideri Şimon Perez de Kıbrıs'ta çözüm sürecini desteklemiş ve bunun İsrail-Filistin çatışmasının çözümü için de örnek olabileceğini söylemişti.

Berlin zirvesinin önemi

Rusya büyükelçisinin dikkat çektiği AB'nin bir dünya cü olarak ortaya çıkması konusu, 18 Şubat'ta Berlin'de yapılan önemli bir toplantının da asli tartışma maddeleri arasındaydı.

22-24 Şubat'ta Türkiye'de önemli temaslarda bulunacak olan Almanya Şansöylesi Gerhard Schröder, Berlin'de Fransa Cumhurbaşkanı Jacques

Chirac ve İngiltere Başbakanı Tony Blair'i ağırladı.

Toplantının önemi, geçen yıl ABD'nin Irak operasyonu nedeniyle bozulan AB karar mekanizması içindeki liderlik dengesinin yeniden kurulabilmesiydi. Berlin toplantısı ardından yapılan açıklama ve yorumlar, AB'nin çekirdek karar mekanizmasının, sürükleyici cünün Fransa ve Almanya olamayacağının Berlin ve Paris tarafından kabullenilmek zorunda kaldığını gösteriyor. Karar mekanizmasının çekirdeğine Berlin ve Paris'le birlikte, Londra'nın belirleyici rolü de bu toplantıyla anlaşılmış durumda.

Avrupa'nın askeri ve teknolojik cü henüz ABD ile rekabet edebilmekten uzak. Ancak birlikteliğini ve kapasitesini artırdığı takdirde, 2020 yılında ABD'den daha büyük bir ekonomik ç olabileceği tahmin ediliyor.