Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçisi Sn. Petr Stegniy’nin Milliyet’e yaptığı açıklama

G.Cıvaoğlu, Milliyet, 11.05.06.
Votka ve tehlike

Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Pyotr Stegniy, "40 yıldır Ortadoğu'da diplomasi görevi yapıyorum. 40 yıldır bu bölge ilk kez bu kadar tehlikeli bir sürecin içinde. Libya krizini ve Filistin için savaşları, gerilimleri yaşadım...
Bu en ciddisi... İran ekseninde çok kritik bir sorun oluştu" dedi. Ya çözüm? Büyükelçiye göre formül "sabır ve sağduyu..."

Aksi halde?

Cevabı:

"Öyle şeyler olabilir ki, yaşayacaklarımız, bu krizin şimdi tartıştığımız nedenlerinden çok daha vahim olabilir."

Peki...

Türkiye'nin bu krize yaklaşımı?

"Türkiye ile Rusya politikalarının bu konuda neredeyse tamamen örtüştüğünü söyleyebilirim."

Türkiye ile Rusya arasında diyalog?..

"Sürekli diyalog halindeyiz. İran'dan gelen önemli konuk Ali Laricani'nin ziyareti öncesinde de Sayın l ile birkaç kez telefonla konuştuk."

............................

Büyükelçi Pyotr Stegniy 40 yılı aşkın süredir kariyerden bir diplomat. Bunun ötesinde Rusya'nın en saygın tarihçilerinden biri. Konulara yaklaşımı serinkanlı ve diplomasi dilini bütün incelikleriyle kullanabiliyor.

Örneğin... Margaret Thatcher'ın sözünü anımsatıyor...

Soğuk Savaş boyunca Doğu ve Batı blokları arasında nükleer silah dehşet dengesi, sıcak savaşı engellemiştir. Şimdi böyle bir caydırıcılık yok. Soğuk Savaş sonrası geçiş dönemini düzenleyen mekanizma da İran sorununda yok.

............................

Ancak...

Büyükelçi'nin dile getirdiği Rusya politikasının "İran'a koruyucu kanatlar açtığı" gibi bir izlenim alınmamalı.

Büyükelçi, "gerek Rusya'nın, gerek Türkiye'nin Birleşmiş Milletler venlik Konseyi'nde alınacak karara uyma iradesini" vurguluyor.

"İran'ın nükleer silahlanmasına kesinlikle karşı olmak ortak paydasında buluşmanın" altını çiziyor.

Fakat "dayatma" olması halinde gelişmelerin kontrolden çıkabileceği ve yönetimin zembereklerinden boşanacağı mesajlarını veriyor. "Zamanın iyi kullanılması" görüşünde.

..............................

Büyükelçi Stegniy karamsar değil. Hatta iyimser olmak için nedenlerinin bulunduğunu da belirtiyor.

Örneğin "ABD'nin silahlı müdahaleyi şu aşamalarda düşünmediği" yolundaki açıklaması...

İran'dan ABD'ye yıllardır ilk kez yazılı bir diyalog kapısı açılması...

Ortamın gerilim dozajının -nispeten- düşmesi...

.............................

Eski Büyükelçi CHP Milletvekili İnal Batu soruyor:

"İran'ın tüm nükleer enerji çalışmaları sorumluluğunun Rusya'ya verilmesi için ne düşünüyorsunuz?"

Cevabı "koşullu" oluyor:

"Bunun için İran, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın tam denetimini kabul etmeli ve nükleer enerji çalışmaları kesinlikle şeffaf olmalı..."

..............................

Ankara'da Rusya Büyükelçiliği'nin büyük yemek salonunda keyifli bir öğle yemeğiydi bu.

Türkiye-Rusya Dostluk Derneği'nin Başkanı Kemal Baytaş'ın ve yönetim kurulu üyelerinin onuruna Büyükelçi'nin davetindeydik.

Rus yemekleri ve votka eşliğinde hem entelektüel hem haber boyutları olan bir beraberlikti.

Votkalar dostluk için yudumlandı.

Baytaş'ın Türkiye-Rusya ilişkilerindeki "Atatürk, Soğuk Savaş ve şu son yılları kapsayan üç dönemi ortaya koyan" konuşması Büyükelçi tarafından ilginç boyutlarla yanıtlandı.

Örneğin...

Artık Rusya, Almanya'yı da geride bırakarak Türkiye'nin dış ticaretinde birinci ülke konumuna gelmiş bulunuyor.

Ticaretin ötesinde Türk işadamları Rusya'da en büyük ihaleleri alan ve 50 Türk işçisi çalıştırarak neredeyse farklı bir sektör oluşturan konumda.

İlişkilerin hacmi aritmetik diziyle büyüyor.

Üniversiteler ve kültür boyutlarında da ilişki derinlik kazanmakta.

.................................

Acaba... Atlantik'in öte tarafında, Washington'daki bazı "duyarlı" masalarda Rusya-Türkiye yakınlaşması nasıl yorumlanıyor?

"Netameli" bir soru.