16.07.2005 Rusya Enerji ve Sanayi Bakanı Viktor Hristenko’nun ‘Cumhuriyet’ gazetesine verdiği mülakat’

Leyla Tavşanoğlu, Cumhuriyet gazetesi
     ‘Küreselleşmeye karşı bölgeselleşme’

Rusya Federasyonu Enerji ve Sanayi Bakam Viktor Hristenko Boğazlar'dan geçişi rahatlatmak için Türkiye ile işbirliğine hazır olduklanın söyledi. Bakü-Ceyhan-Tiflis projesinde olmadıklannı ifade eden Hristenko, "Boğazlar'dan petrol taşımacılığını by-pass etmek için şu anda 10 tane boru hattı projesi var. Bunların üçünün Türkiye üzerinden olması düşünülüyor. So­nuç itibarıyla hangi hattın kullanılacağını petrol şirketleri belirliyor" dedi. Hristenko, Avrasya Ekonomik İşbirliği girişimiyle bölge ülkelerinin sosyal ve ekonomik istikrarı sağlayacağını belirterek "Bu küreselleşmenin yarattığı risklere karşı da en iyi yol bölgeselleşmektir. Avrasya Ekonomik İşbirliği de bu amaçla kuruluyor" diye konuştu.

Rusya Federasyonu Enerji ve Sanayi Bakanı ve Türk-Rus Hükümetlera­rası Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) Eşbaşkanı Viktor Hristenko, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in davetlisi olarak geldi. İstanbul'da KEK toplantısına, ardından DEİK bünyesindeki Türk-Rus İş Konseyi' nin çalışma yemeğine katıldı. Bu özel konuşmayı da o sırada yaptık. Bakan Hris­tenko, enerji boru hatlarını çeşitlendir­meden yana olduklarını söylerken bu boru hatlarının ekonomik olmaları gerektiğinin altını çizerek "Biz Rusya olarak Baku-Ceyhan'da yokuz" diyor ve bu hattı desteklemedikleri mesajını veriyordu. Öte yandan da Boğazlar'dan geçişi rahatlatmak için Türkiye' yle ortaklaşa önlemler a1dıklarını belirtmeden de geçemiyordu. Hristenko, bunların dışında küreselleşmeye karşı şöyle bir yaklaşım geliştiriyordu: "Küreselleşmenin risklerine karşı bölgeselleşmek önemli. Onun için de Avrasya Ekonomik İşbirliği'ni kur­mak istiyoruz."

'Kıskananlar olabilir'

Rusya Federasyonu Devlet Başka­nı Vladimir Putin'in Türkiye ziyaretinde, iki ülke arasında periyodik olarak Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) toplantılarını yapılması kararı alınmıştı. Bu ziyaretinizin amacı KEK toplan­tısına mı katılmak?

HRİSTENKO - Türkiye çok zel bir ülke. Hava da çok zel. Neden gel­meyeyim? Ama ciddi konuşmak ge­rekirse, Sayın Putin'in ziyareti sıra­sında KEK toplantılarının yapılması dı­şında eşbaşkanların da düzenli olarak görüşmeler yapmaları kararlaştırılmış­tı. Bu çerçevede eşbaşkanlar görüş­mesi de bun yapılıyor. Bu görüşmenin yapılması için de fazlasıyla ne­den var.

- Nasıl sebepler?

- Çok iyi sebepler. Birincisi, Türkiye'yle Rusya arasındaki ilişkiler çok hızlı biçimde gelişmektedir. Bu ilişki­lerin dinamiğini de pek çoklar kıska­nabilir. Örneğin bu yıl büyük olasılıkla ikili ticaret hacmimiz 15 milyar doları aşacaktır. Üç-dört yıl önce bu hiç düşünülemeyecek bir rakamdı. Şu anda ilişkilerimiz sadece ticari yönden gelişmiyor. Aynı zamanda yatırım iş­birliği de çok ciddi biçimde gelişiyor. Biliyorsunuz ki yatırım işbirliği gelecekteki ilişkilerin temelidir.

Boğazlar için Türkiye ile işbirliğine hazırız

- Yatırım işbirliği derken, petrol ener­ji boru hatları konusu Türkiye ve Rus­ya arasında nasıl gelişiyor? Ayrıca da Rusya Baku- Tiflis -Ceyhan boru hattı projesine nasıl bakıyor?

- Petrol boru hat1arıyla ilgili Türki­ye 'yle Rusya arasında şu anda bir iliş­ki yok. Rusya, ney bölgesi dışında kuzey ve doğu bölgeleri boru hat1arı inşaat1anyla ilgileniyor. ney bölgesinde Rus petrollerinin taşıması çok dengeli biçimde sürüyor. Boğazlar'dan da petrolün Avrupa'ya deniz yoluyla taşımacılığı sistemi bizi menmun edi­yor.

- Sizi memnun ediyor, ama bu taşımacılık Boğazlar'ı, özellikle de İstan­bul’u ciddi biçimde tehdit eder durum­da. Dolayısıyla da Türkiye'yi hiç mem­nun etmiyor. Bu durumda ne olacak? Nasıl bir çözüm üretilecek?

- Türkiye'nin bu endişesini biliyo­ruz. Şu anda da iki alanda işbirliği yapmaya hazırız. Birincisi denizler­den ve Boğazlar'dan geçişlerde risk­leri en azına indirecek önlemlerin alınması konusunda işbirliği, ikincisi de bo­ru hatlarının kullanılması yoluyla Boğazlar'daki trafiğin azaltılması. Şu an­da Rus şirketleri Burgaz-Dedeağaç boru hattı zergahında çalışıyorlar. Burgaz-Dedeağaç boru hattı projesi memorandumunun imzalanmasında ben de vardım. Ama sonuçta bunun için son sözü de şirketler söyleyecek. Çün­kü buraya parayı petrol şirketleri ya­tırıyor. Dolayısıyla petrolün hangi hat­lardan geçeceğini de bu petrol şirket­leri belirliyorlar.

- Bu Burgaz-Dedeağaç petrol boru hattı daha bir fikirken, Yunan tarafın­da bu işin mimarı olan işadamı Nikos Grigoryadis'in boru hattının mutlaka Türkiye'ye de saptırılması gerektiğini de israr ettiğini biliyorum. Bu konuda herhangi bir düşünce oluştu mu?

- Boğazlar'dan petrol taşımacılığını by-pass etmek için şu anda on tane boru hattı projesi var. Bunların üçünün Türkiye üzerinden olması düşünülü­yor. Hepsi de belirli aşamalarda görüşülüyor. Sonuç itibarıyla da hangisi ekonomikse o hayata geçirilecek. Bu­rada önemli olan boru hatlarının tam kapasiteyle çalışabilmesi için yeterli petrol akışının sağlanmasıdır. İkinci önemli husus da tabii ki ekonomik ola­rak karlı taşımadır. Boru hatlarıyla ta­şımacılığının ekonomik olarak deniz ta­şımacılığıyla kıyaslanabilir ölçüde ol­ması gerekiyor. Petrol şirketleri şu an­da çalışmalarını ve değerlendirmele­rini bu alanda yürütüyorlar. Şu anda söyleyebileceğim projeler Samsun­-Ceyhan ve Saros Körfezi projeleri.

Rusya, Baku – Tiflis – Ceyhan’da yok

  - Ya Baku- Tiflis-Ceyhan projesi konusunda ne düşünüyorsunuz?

  - Rusya şu anda bu projeye katılmıyor. Biz bu konulara pragmatik olarak bakarız. Sonuçta her şey ekonomiye bağlıdır. Ekonomik olan neyse o olur. Petrol taşımacılığı konusunda Rusya olarak biz yönlerin mutlaka çeşitlen­dirilmesinden yanayız. Bir ney ­zergahı var. Yeni başlatacağımız bir zergah da PasifıkOkyanusu’na doğ­ru olan. Bu zergah Doğu Sibirya'dan Pasifik' e ulaşacak olanı. Bu 4000 km'den uzun bir boru hattı. Bu boru hattı Asya, Pasifık bölgeleri ve Amerika'ya uzanacak. Öte yandan bir de bildiğiniz Batı'ya, Avrupa'ya uza­nan boru hatları var. O yüzden hiç korkmayın, petrolün hepsi Karade­niz'den, Boğazlar'dan geçmeyecek; dolayısıyla Boğazlar'da da petrol tan­kerleri trafiği yoğun olmayacak.

'Avrasyaentegrasyonu riskleri azaltabilir’

- Türkiye'nin çok önem verdiği Avrasya Ekonomik İşbirliği girişimi var. Ancak Avrasya bölge ülkelerine bak­tığımızda çoğunda siyasi istikrarsızlık olunca nasıl ekonomik istikrar sağlanacak?

- İsterseniz bir de tersten düşüne­lim. Siyasi istikrarsızlığın altında o ül­kelerin sosyal ve ekonomik durumla­rının iyi olmaması yatıyor. Avrasya Ekonomik İşbirliği girişimiyle bu ülkelerin sosyal ve ekonomik istikrarı sağlanacaktır. Bizim de esas amacı­mız budur. Böyle bir gelişme de yine bu ülkelerde siyasi istikrarın çlen­dirilmesini sağlayacaktır. Bun bu­ralarda siyasi ve ekonomik istikrar­sızlık vardır. Avrasya entegrasyonu bu riskleri azaltabilir.

- 2001 yılında sizin önayak olduğu­nuz bir girişimi biliyorum. Esas ola­rak üçüncü dünya ülkelerini bir araya getiren Northern Dimension Forum (Kuzey Boyutu Forumu) adlı bir girişim başladınız. Küreselleşmenin dün­yadaki kötü etkileri nedeniyle üçüncü dünya ülkeleri düşüncesi yoksa yeniden         mi canlandırılıyor? .

- Bu sorunuza somut bir olaya değinmeden cevap vermek istiyorum.Küreselleşmenin birtakım avantajları var. Örneğin, yasalar birleştiriliyor, ona göre bir serbestleşme söz konusu oluyor. Ancak bu avantajların yanı sı­ra riskleri de var. Bu küreselleşmenin yarattığı risklere karşı da en iyi yol bölgeselleşmektir. Avrasya Ekonomik İşbirliği de bu amaçla kuruluyor. Şanghay Grubu kuruldu. Yıllardır AB var.

'Türkiye 'nin Avrupa Birliği üyeliği taktiklere kalır'

- Peki, siz Türkiye'nin AB üyeliğine nasıl bakıyorsunuz?

HRİSTENKO - Öncelikle önemli olan, Türkiye'nin ve AB'nin konuya nasıl baktık1arı. Biz bunu Tür­kiye'nin kendine koyduğu çok büyük ve önemli bir hedef olarak görüyoruz. Türkiye'nin bu hedefe ulaşabilmesi için sadece siyasi değil, ekonomik ve sosyal alanlarda da pek çok değişiklik yapması gerekecektir. Şu anda bildiğimiz kadarıy­la Türkiye bu konuda çok başarılı. Bu hedefin konulması zaten bu hedefe ulaş­manm teşvikidir. Ama ondan sonra mesele taktiklere kalır. Dolayısıyla o nüanslara girmek benim için doğru olmaz.

- Sizin ailenizin Ukrayna kökenli olduğunu biliyorum. Ukrayna'nın gelecek AB üyeliği ya da işbirlikleri firsatı ya da olasılıkları nedir?

HRİSTENKO - Dediğiniz gibi aile köklerim Ukrayna'da. Bu konuda biraz çekimser davranıyorum. Bu çekimserliğim sadece AB yönünde gelişme düşüncesinden kaynak­lanmıyor.

- Nerden kaynaklanıyor peki?

HRİSTENKO - Hem AB'deki, hem Ukrayna'daki durumu bilmekten kaynaklanıyor. Burada önemli olan hayalperest olmamak, gerçekçi olmaktır. Çünkü fazla hayalperest olursanız normal hayatınızı sür­dürmekte sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Yani her zaman ayaklarınızı yere basmanız lazımdır. Fazla uçmak doğru değildir.