BASIN BİLDİRİLERİ

Rusya Dışişleri Bakanı S.V.Lavrov’un Suriye Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Göçmenler Bakanı V.Muallem ile yapılan görüşmeleri takiben düzenlenen basın toplantısında konuşması ve sorulara cevaplarından parçaları, Moskova, 17 Ocak 2014

‘Cenevre-2’ Suriye barış çözüm konferansı akan kanı durdurmalı, Suriye’nin bir uluslararası ve bölgesel terör merkezine dönüştürülmesini engellemeli, barış ve istikrarı sağlamalı, ülkeyi eğemen, toprağı bütün, bağımsız, laik, etnik ve mezhep gruplarının güvenliği sağlanacak bir devlet olarak korumalı. Bu noktalarda tutumlarımızın aynı olduğunu bir kez daha teyit ettik.

Sayın V.Muallem’in yenilediği, Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümetinin bir dizi insani adım atmaya hazırlığını kaydediyoruz. Bazıların partikte uygulanmasına başlanmış olan Doğu Guta, Şam ve Halep’in mahalleri dahil diğer bölgelere insani yüklerin teslim edilmesi ile ilgili somut tekliflerden bahsediyorum. Kesinlikle bu tür insani eylemlerin uygulanması silahlı muhalefetle temasta bulunmayı gerektiriyor, muhalefet ise insani konvoyların güvenliğini sağlamalıdır. Bunu ayrıca geçen günlerde Paris’te ABD Devlet Sekreteri Sayın J.Kerry ile görüştük. Kendisi de ABD’nın silahlı grupların yapıcı bir şekilde hareket etmesini sağlamak amacıyla imkanlarını kullanacağınından söz etti. Bunun gerçekleşeceğine umuyoruz.

Rusya, gerek ülkede bulunan, gerekse de komşu ülkelerde mülteci olarak kalan Suriye nüfusu için insani destek konusundaki uluslararası çabalara etkin bir şekilde katılmaya devam edecektir. Yardımımızın adresleri ve formları sır gibi saklamıyoruz, her şey açık, şeffaf yapılır, bu zaten malümdür. Ümit ederiz, ki diğer donorlar da insani yardım olarak ilan ettikleri katkılar ile ilgili hareketler şeffaf yapacaklar. Özellikle geçenlerde Kuveyt’te düzenlenen konferans sırasında açıklanan büyük para tutarlarından bahsediyorum. Güvenin artırılması amacıyla BM’in teklif edilen katkıların toparlaması ve yardımın formu ve alıcılarına dair bilgi paylaşması önemli olurdu.

Soru (iki bakana): ‘Ulusal Koalisyonun’ bugün İstanbul’da ‘Cenevre-2’ konferansına katılımı ile ilgili karar alacağı, Koordinasyon Komitesinin katılmaktan vazgeçtiği ışığında muhalefette siyasi güçlerin durumunu nasıl değerlendirebilirsiniz? BM Sekreteri buna nasıl bir tepki göstermiş?

S.V.Lavrov (ilk cevap veren): Konferansa muhalefetin davet edilmesi ile ilgili bir oyunun yapılması bize kaygı veriyor. Saptayabildiğimiz gibi ‘Ulusal Koalisyon’ ve diğer muhalif gruplar ‘Cenevre-2’ye resmi davetiyeyi almamış durumundadır. Anladığımız kadarıyla, BM Genel Sekreteri koalisyonun Cenevre’ye gidip gitmeyeceğine dair kesin kararı alınmasını bekliyor. Duyduğum gibi onlar bugün İstanbul’da bir karar alacaklar. Fakat aynı zamanda ismini vermeyen ‘koalisyondan’ bir üyenin karar bugün değil, yarın, hatta ertesi gün alınacak yönünde açıklamasını okudum. Bu artık makul sınırlar dışına çıkar.

Öyle gözüküyor ki bu durumun sebebi, Suriye devleti ve halkının kaderini belirlenecek konferansa en iyi bir şekilde hazırlamak isteği değil, farklı dış sponsorların desteklediği ‘koalisyonun’ farklı grupları arasındaki iç çekişmelerdir. ‘Ulusal Koalisyon’ üzerine oynayanlar, hatta onun Suriye halkının tek meşru temsilcisi olduğunu değerlendirenler (ki bu yaklaşım tamamen gerçekleşilebilir politika dışındadır) ‘Cenevre-2’ konferansının hazırlanmasında oynadıkları rölünü iyice ve düşünsünler.