BASIN BİLDİRİLERİ

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyinin Suriye konusu ile ilgili özel toplantısı hakkında

1097-03-06-2012

1 Haziran 2012 tarihinde Cenevre’de, Suriye’nin Hula şehrinde geçenlerde vukubulan trajik olaylarla ilgili olarak Batılı ülkelerin bir grubunun girişimi üzerine BM İnsan Hakları Konseyinin sıradaki özel toplantısı düzenlenmiştir. Toplantı sonucları muvacehesinde, olup bitenlerden dolayı yalnızca Suriye Hükümetini kınayan bir karar kabul edilmiştir.

Rusya’nın yanı sıra, Çin ve Küba da anılan karara karşı oy kullanmıştır, çünkü belgenin metni dengesiz, objektif değil ve bir takım   tek taraflı değerlendirmeden ibarettir. Suriye’de işlenen tüm cinayetlerden Hükümetin suçlu olması itiraza meydan verilmeksizin iddia edildiği gibi insan hakları ihlallerinden de tüm sorumluluğun kendisine ait olduğu konusunda   dayatılmaktadır. Diğer taraftan, Şam ve Halep’te bomba eylemlerinde bulunan, Suriyeli devlet ve belediye memurları, kamu ve din adamlarına adeta av açmış olan, üniversite hocaları ile hekimleri sırtlarından haince hançerleyen ve Müslüman hacıları rehine alan militan, haydut ve teroristlerin faaliyetlerine karşı herhangi bir kınama ortada bulunmamaktadır.

Rusya 25 Mayıs tarihinde Hula’da meydana gelen sivil halkın kitlevi katledilmesi olayını son derece kararlı bir şekilde kınamaktadır. Nitekim, BM Güvenlik Konseyi Rusya Federasyonu’nun ısrarı üzerine, vukubulan trajediyi ele almak için 27 Mayıs tarihinde özel bir celsede bir araya gelmiştir. Hula’daki vahim olayların nedenlerle sonucları BM Güvenlik Konseyi tarafından görevlendirilen Suriye Gözlemci Misyonu’nun soruşturması kapsamında tespit edilecektir.

Kararın metni İnsan Hakları Konseyi’nin yetkisini aştığı gibi, BM Güvenlik Konseyi’nin 27 Mayıs tarihli basın bildirisine de fiilen aykırıdır.

Bazı ülkelerin, Hula’daki olayları ile ilgili olarak BM Gözlemci Misyonunun yürütmekte olduğu soruşturmanın sonuclarını beklemeden suçlusunu  şimdiden tespit etme ve dolayısıyla da BM Güvenlik Konseyi’ne baskı uygulama  girişimlerinin yanısıra, meydana gelen trajediyi kendi çıkarlarına göre istismar etmeye ve BM/Arap Birliği Özel Elçisi K.Annan’ın planı’nın gerçekleştirilmesini suya düşürmeye yönelik çabaları ciddi endişeler uyandırmaktadır.

Suriye krizinin çözümünün, tüm tarafların K.Annan’ın barış planına ve BM Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararlarına net ve tavizsiz bir şekilde uyması esasına dayanılarak yalnızca siyasi ve diplomatik yöntemlerle mümkün olduğundan eskisi gibi eminiz.

Ülkemiz, İnsan Hakları Konseyi mekanizmasının Suriye’de kuvvet senaryosununa start verilmesi yönünde   kullanılmasına karşıdır. Bu nedenle, Hula’da yer alan cinayet hakkında BM Gözlemci Misyonu ile milli makamların ortaklaşa yürüttüğü soruşturmanın sonucları belli olmadan üzerinde spekülasyonlar yapmamak çok önemlidir.

İnsan hakları koruma boyutu da dahil olmak üzere Suriye krizinin tek çıkış yolu şiddetin durdurulması ve K.Annan planı’nın devamlı olarak desteklenmesidir. Rusya bundan böyle de bu tutuma sadık kalacak ve başka devletleri fiilen aynı şekilde davranmaya çağrıda bulunmaktadır.

3 Haziran 2012