RUS-TÜRK ILIŞKILERI KRONOLOJISI

Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sayın Sergey Lavrov’un, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Sayın Ali Babacan ile Yaptıkları
Ortak Basın Toplantısı

A.Babacan:

Değerli basın mensupları,

Bugün Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’u ve beraberindeki heyeti ülkemizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Değerli dostum Sergey’in bugünkü ziyareti, benim Şubat ayında yapmış olduğum Moskova ziyaretine bir iade niteliği taşıyor. Kendisiyle çok kapsamlı ve verimli görüşmeler yaptık. Biliyorsunuz, Türkiye ile Rusya Federasyonu arasındaki ilişkilerde hedefimiz çok boyutlu ve yoğunlaştırılmış bir ortaklık. İkili ilişkilerimizin muhtelif yönlerini ele aldık, değerlendirdik. Bazı uluslararası ve bölgesel konulara değindik. Bugünkü çalışma yemeğimizde de, özellikle bölgesel konuları görüşmeye devam edeceğiz. İkili ilişkilerimizi daha da güçlendirmek için ortak bir irade beyan ettik.

Aynı zamanda pek çok uluslararası ve bölgesel konudaki yaklaşımlarımızın, görüşlerimizin önemli ölçüde paralellik arz ettiğini de tekrar teyit ettik.Rusya Federasyonu bizim için yalnızca bir komşu ve dost bir ülke değil, aynı zamanda ticaret ve enerji alanında büyük bir ortağımız. Geçen sene ticaret hacmimiz 28 milyar Dolara ulaşmıştı ve bu rakam Rusya Federasyonu’nu Türkiye’nin ikinci büyük ticaret ortağı haline getirmiştir. Bu yılın ilk beş ayına ait ticaret rakamlarını dün ilgili birimlerimizden aldık. İlk beş aylık ticaret hacmimiz 16 milyar Doları geçmiş durumda ve bu rakam, ilk beş aylık rakam, Rusya’yı, Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olarak gösteriyor. Yani artık Rusya, dış ticaret hacmimizde birinci sıraya oturmuş olan bir ülke. Bu olumlu gelişmeleri, karşılıklı yatırımlarda da görüyoruz. Türk özel sektörünün Rusya’daki doğrudan yatırımı 6 milyar Dolara ulaşmış durumda.

Yine, Rus şirketlerin Türkiye’deki doğrudan yatırımı ise, 4 milyar Dolara ulaşmış durumdadır.Geçen yıl, Türkiye’yi ziyaret eden Rus vatandaşlarının sayısı 2,5 milyonu aştı. Bu rakam da, iki ülke arasındaki temasların, insan trafiğinin ne kadar ileri boyutlara geldiğini de gösteriyor. 2007 yılı Türkiye’de Rus kültür yılıydı. Bu yıl ise, Rusya’da Türk kültür yılı ve bu yıl boyunca başta Moskova olmak üzere St.Petersburg, Kazan, Soçi gibi şehirlerde pek çok konser, gösteri, sergi gibi etkinlikler düzenleniyor. Ben bu ziyareti için tekrar çok değerli dostum Sayın Lavrov’a teşekkür ediyorum. Ve bu ziyaretin, Türkiye ile Rusya Federasyonu arasındaki ilişkileri daha da ileri götürmek için, bu ilişkilere daha güçlü bir ivme vermek için önemli bir vesile olduğunu düşünüyorum.

Çok teşekkür ediyorum.

S.Lavrov: Teşekkür ediyorum.

Sayın Bakan,değerli dostum,

Bayanlar Baylar,

Değerli Meslektaşlar;

Ben bir kez daha burada karşılaştığım geleneksel Türk misafirperverliği için şükranlarımı sunmak istiyorum.Çünkü benimle aynı kanaati de Türkiye’ye gelen milyonlarca Rus turistin paylaştığını biliyorum. Bizim ilişkilerimiz, birçok istikamette süratle gelişiyor. Sayın Cumhurbaşkanlarımızın, önümüzde hedef olarak 2008 yılında ticaret hacminin 25 milyon Dolara çıkarılması hedefi hâlihazırda aşılmış durumda. Aynı şekilde, ticaret hacminin bu yılın ilk beş aylık döneminde ulaştığı seviye ve doğrudan yatırımların, Türk yatırımların Rusya’da 6 milyar Dolara çıkması Rus yatırımların Türkiye’de 4 milyara çıkması, kendiliğinden zaten bu ilişkileri gelişme seviyesini gösteriyor.

Bugün görüşmelerimiz sırasında gerek Türk iş adamlarının Rusya’da, gerek Rus yatırımcılarının Türkiye’de azami ölçüde kendilerini rahat hissetmeleri için gereken tedbirleri ele aldık. İlişkilerdeki bu gelişmeler, geçen sene Türk-Rus kültür yılının Türkiye’de geçirilmiş olması, bu yıl Rusya’da Türk kültür yılının yapılması, aynı şekilde kültürel münasebetlerin geliştirilmesi, öğrenci mübadelesi çok yönlü olarak ilişkileri geliştirmekte, bunları insani boyutta da daha ileri seviyelere çıkarmaktadır. Biz Türk yönetimine Gelibolu’da vatandaşlarımızın anıtının tekrar tesis edilmesi konusunda desteği için şükranlarımızı sunuyoruz. İç savaş sırasında ülkelerini terk etmek zorunda kalan bu insanlar, Türkiye’de Rus mezarlığında ebediyen kalacaklar, muhafaza edilecekler.

Bölgesel ve uluslararası sorunlar konusunda, çok yoğun bir şekilde işbirliğimiz, istişarelerimiz devam ediyor.Biz bugünkü görüşmelerimiz sırasında, Kıbrıs konusundaki müspet gelişmeleri değerlendirdik ve bu alanda, sürece destek olma yönünde irademizi beyan ettik. Gerek Ortadoğu konusunda, gerek İran’ın nükleer programı konusunda, diğer konularda görüşmelerimiz sırasında konuların, tarafların katılımıyla da herhangi bir tarafı süreç dışında bırakmamak suretiyle çözüme ulaşma yönünde irademizi beyan ettik.

Biz, her şeyden önce Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) kapsamında ticaretin geliştirilmesi, korunması, güvenlik konularında, birçok konuda stratejik ortak mahiyetindeyiz.Bugün, maalesef üzüntüyle belirttiğimiz tek bir husus oldu. O da Milli takımlarımızın, Avrupa Şampiyonası finalinde bir araya gelememesi. Ancak yine de, gerek Türk Milli Takımı için, gerek Rus Milli Takımı için bronz madalyayı bu olayda almış olmak da gerçekten büyük bir başarı. Bu ziyaretimizin amacına ulaştığı, Cumhurbaşkanlarının imzaladığı bildiri kapsamında önümüze konan bütün hedeflerin başarıyla yerine getirildiğini görmek ve gelişmiş ileri işbirliği, ortaklık, işbirliğinin geliştirilmesi için başarılı adımlar atıldığını görmek bizi mutlu etmiştir ve aynı şekilde bu istikamette çalışmaların devam edeceğini kararlaştırdık ve bizler, aynı şekilde ileride de yüksek düzeyde ziyaretlerin yapılması için hazırlıklarımızı yapacağız. Teşekkür ediyorum.

A.Babacan: Sayın Konuk Bakana ya da bana soru sormak isteyen arkadaşlar varsa, sorularınızı alacağız. Sonra toplantımıza devam edeceğiz.

Soru: Benim sorum her iki Bakana da olacak. Ticaretin en önemli unsurlarından bir tanesinin turizm olduğunu biliyoruz ve maalesef hemen hemen her sene, Antalya’ya gelen Rus kafilelerinden bazılarının aracı turizm firmaları nedeniyle çok ucuz turlar kapsamında buraya geldiklerini ve mağdur olduklarını biliyoruz. Bugün de, benzer bir konu yine Antalya’da yaşanıyor. Türk turizm firmaları da bundan çok mutsuz. Oteller ve Akdeniz Turizmciler Birliği de aynı şekilde rahatsız olduklarını belirtiyorlar. Bu konuların çözülmesi ya da önüne geçilmesi için alınabilecek herhangi bir tedbir görüşüldü mü?

S.Lavrov: Turistlerin karşılaştığı sorun iki taraflı olarak cereyan ediyor. Biz sürekli olarak, gerek Bakanlık, gerekse Başbakanlığımız bu konuda turistlerimize sürekli olarak aynı tavsiyede bulunuyoruz: Mutlaka seyahat edecekleri zaman iyi niyetine güvendikleri, iyi ünvana sahip, iyi isim yapmış ve mutlaka ruhsat sahibi turizm acentelerine başvurmaları. Bu son olayda, malum Türk tur operatörünün iflası neticesinde Rus turistler sokakta kalmış oldu. Ama bu konu ile ilgili olarak Türkiye hükümetine çok teşekkür etmek istiyorum. Çünkü bu turistlerin mağdur olmaması için alınabilecek bütün tedbirler alındı ve bu turistlerin çok önemli bir bölümü de güzel bir şekilde yine de tatillerini yaparak ülkelerine döndü.

A.Babacan: Şimdi konuk gazetecilerden bir soru alalım.

Soru: (Hasan Nassır. Uydudan Arapça yayın yapan Rusya El Yaum Kanalı): Suriye ile İsrail arasında görüşmeler Türkiye’nin aracılığıyla hâlihazırda devam ediyor. Bu görüşmelerin bölgede barış sürecine nasıl katkıda bulunacağını düşünüyorsunuz? Sorum her iki Bakana da.

A.Babacan: Biliyorsunuz, yaklaşık bir yıldır Türkiye ve Suriye arasında, aynı zamanda Türkiye ile İsrail arasında bu konu görüşülmekteydi. Daha sonra, İstanbul’da yapılan bir endirekt toplantı trafiğinin ardından İsrail-Suriye hattı resmen açıldı ve kamuoyuna da ilan edildi. İkinci tur toplantılar, yine İstanbul’da başarı ile tamamlandı. Şu anda da, dün, bugün ve yarın yine İstanbul’da Suriye’den ve İsrail’den gelen heyetler görüşme halinde. Heyetler birbirlerini görmüyorlar. Türk heyeti, iki heyet arasında gidip gelerek bu görüşme trafiği sürüyor.

Her iki tarafta da çözüm bir için siyasi irade olduktan sonra, her iki taraf da çözüm konusunda kararlı olduktan sonra, bu sürecin iyi bir şekilde yürüyebileceğini biz düşünüyoruz.Ama henüz işin çok başındayız. Bu biraz vakit alacak. Eğer görüşmelerde somut ilerleme sağlanırsa, o zaman direkt görüşmelere, yani heyetlerin bir masa etrafında oturup görüşebileceği bir düzene de geçilebilecek. Biz barış için bir umut olduğu sürece, bu görüşmelerin devamının önemli olduğunu düşünüyoruz. Eğer olumlu bir sonuçla neticelenirse bu görüşmeler, kuşkusuz Ortadoğu’da, hatta daha geniş bir coğrafyadaki iklimi olumlu bir şekilde etkileyecektir.

S.Lavrov: Biz bugünkü görüşmelerde de ele aldığımız üzere, bu şekilde taraflar arasında köprünün Türkiye vasıtasıyla tesis edilmesi sürecini destekliyoruz. Aynı şekilde, belirttiğimiz ilke ışığında konuyu ele alıyoruz. Bu ilke de, tarafların herhangi birini yadsımama ve tarafların bizzat sonuca giden gayretlerde katılımını sağlama. Burada Rusya’nın tutumu, kapsamlı bir barıştan sonuca ulaşmaktan yana ve tarafların öncelikleri göz önünde bulundurulmak suretiyle, hem Suriye’nin, hem Lübnan’ın, hem İsrail’in bu konuda beklentilerinin olabildiğince kapsamlı bir şekilde kapsanması yönünde çaba gösteriyoruz. Güven tesisi konusu, en önemli konulardan bir tanesi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin tavsiyeleri doğrultusunda, Annapolis’te yapılan görüşmeler kapsamında ve Uluslararası Dörtlünün Moskova’da yapılmasını öngördüğü görüşmeler kapsamında, konunun kapsamlı olarak ele alınıp çözüme götürülmesini arzu ediyoruz.

A.Babacan: Şimdi bir Türk, bir de konuk gazeteciden daha soru alıp ondan sonra tamamlayalım.

Soru: Bu sabah Abhazya’da bir Rus askeri üssünde patlama olduğuna dair haber geldi. Bu konudaki düşünceniz nedir ve Gürcistan’ı sorumlu tutuyor musunuz?

S.Lavrov: Ben Abhazya’daki patlamayı duydum, ama Rus üssünde olduğuna dair bir şey duymadım. Şimdi buradaki olayları biliyorsunuz. Son zamanlarda, hatta son aylarda, özellikle de son bir buçuk yıl zarfında, büyük ölçüde mesnetsiz suçlamalar geliyor. Bunların çevresinde fırtınalar koparılıyor. Ama neticede hiçbir şey çıkmıyor. Abhazya’da olduğu gibi, Güney Osetya’da da olsun, biz konuların önceden varılmış mutabakatlar çerçevesinde, iyi niyet kapsamında görüşmelerin sürdürülmesini istiyoruz. Buradaki çözüme giden anahtar, saygı çerçevesinde, iyi niyetle, varılan mutabakatlara riayet edilmesi. Rusya, bu bağlamda konunun çözümünü arzu ediyor. Bu yöndeki irade de, en yüksek düzeyde 6 Haziran tarihinde Sayın Devlet Başkanımız Dimitri Medvedev’in Moskova’da Saakaşvili ile yaptığı görüşmede dile getirildi.

A.Babacan: Evet son bir soru alıyoruz. Buyrun lütfen.

Soru: Rusya haber kanalı Vesti’den Roman olarak hanımefendi soruyor. Sayın Rusya Dışişleri Bakanı’na yöneltti. 4 ve 8 Temmuz’da ABD’de Çek Cumhuriyeti’ne, 10 Temmuz’da Polonya’da olmak üzere, Hava Savunma Sistemlerinin konuşlandırılması antlaşması akdedilecek. Bu konuda, Rusya’nın Doğu Avrupa’ya hava savunma sistemlerinin yerleştirilmesini engelleme şansı, imkânı var mıdır? Ve aynı şekilde Moğolistan’da meydana gelen karışıklıklar konusunda, Rusya’nın tepkisi nedir?

S.Lavrov: Konunun ilgili taraflarca, karşılıklı olarak değerlendirilmesi ve karşılıklı olarak hassasiyetlerin ele alınması ve bu coğrafyada yeni bir yapılanma konusunda tutumumuzda herhangi bir değişiklik yoktur. Moğolistan’daki karışıklıklarla ilgili olarak, bizim seçimler sonrasındaki tepkiler konusunda tutumumuz da belli. Hoşnut olmayan taraf, mutlaka tepkisini anayasal çerçevede göstermeli. Sokaklara çıkarak değil, bu konuda tutumumuzu özellikle renkli devrimler döneminde de biz belirttik. Bu konuda, her şeyden önce, yasaların üstünlüğü ilkesi çerçevesinde, ülkelerdeki mevcut yasal çerçevede çözüme kavuşturulmasını arzu ediyoruz.

A.Babacan: Bu arada ben ilk giriş kısmında ifade etsem, belki daha uygun olurdu ama. Biliyorsunuz, bizim özellikle sebze-meyve üreticilerimizi ilgilendiren önemli bir konu vardı, Rusya’ya ihracatla alakalı. Bu bugün sabah saat 10.30’da Tarım Bakanlarımız arasında yapılan bir mutabakat zaptı imzası ile aşılmış oldu.

Teşekkür ederim.

S.Lavrov: Türk domateslerini bekliyoruz.

Ankara, 02.07.2008