Büyükelçiliğimizin Haberleri

Rusya Federasyonu’nun Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği tarafından yayınlanan ‘Yeni Rusya ve Yeni Türkiye: İşbirliğinin İlk Adımları (1920-1930'lu Yıllarda Rus-Türk İlişkileri)’ başlıklı broşür hk.

Rusya Federasyonu’nun Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği, Rusya Federasyonu ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 90. yıldönümü münasebetiyle ‘Yeni Rusya ve Yeni Türkiye: İşbirliğinin İlk Adımları (1920-1930'lu Yıllarda Rus-Türk İlişkileri)’ başlıklı broşür yayınlamıştır. Broşür hakkında Rus ve Türk basınında çıkan haberler aşağıda dikkatinize sunulmuştur.

Rusya’nın Sesi Devlet Radyosu, 24.06.2010:

Kemal Atatürk:

Rusya Türkiye'ye hem manevi, hem de maddi yardım göstermiş ve milletimizin bu yardımı unutması suç olur

Rusya Federasyonu ile Türkiye Cumhuriyeti arasında diplomatik ilişkiler kurulmasının 90. Yıldönümü nedeni ile Rusya'nın Türkiye Büyükelçiliği tarafından ‘Yeni Rusya ve Yeni Türkiye: İşbirliğinin İlk Adımları (1920-1930'lu Yıllarda Rus-Türk İlişkileri)’ adlı broşür çıkarıldı. Ankara'daki özel muhabirimiz Anatoliy Koritskiy aktarıyor:

Rusça ve Türkçe basılan broşürde Rusya hükümeti ile Türkiye Büyük Millet Meclisi arasında dış politika  konusunda kurulan temasların ilk aşamasından, bundan başka 1920li-1930lu yıllarda Sovyetler Birliği ile Türkiye cumhuriyeti arasında sürdürülen sosyo-politik ve ekonomik ilişkilerin geliştirilip genişletilmesinden söz ediliyor.

Bröşürdeki fotograflar okuyucuların Rus-Türk ilişkilerinin kurulduğu ilk dönemin havasını duymalarına yardım ediyor. Az bilinen fotograflarda Sovyet ve Rus heyetlerinin ve misyonlarının yöneticileri ve sıradan üyeleri resmi etkinliklere katılırken veya çalışma günlerinde görevini yerine getirirken görülüyorlar.Broşür Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ve birinci Cumhurbaşkanı Kemal Atatürk'ün portresi ve şu sözleriyle açılıyor: "Eğer Rusya'nın desteği olmasaydı yeni Türkiye'nin...istilacılar üzerindeki zaferi kıyaslanmayacak kadar çok daha büyük kayıplarla kazanılabilirdi veya belki de hiç mümkün olmazdı. Rusya Türkiye'ye hem manevi,hem de maddi yardım göstermiş ve milletimizin bu yardımı unutması suç olur."

Rusya Günü nedeni ile Rusya Büyükelçiliğine davet edilen konuklar yeni broşür hakkında fikir edinebildiler. Broşür, Rusya'nın Ankara'daki ve Türkiye'nin değişik eyaletlerindeki yüzlerce dostuna gönderilecek. Broşürü yazarak derleyen Rusya Büyükelçiliği basın ataşesi Sergey Koritskiy muhabirimize verdiği demeçte şunları söyledi:

‘Rusya Feaderayonu ile Türkiye Cumhpuriyeti arasında diplomatik ilişkilerinin 90. Yıldönümü kutlandığı günlerde iki ülkemiz arasındaki ilişkilerin kökenlerini özel duygu ile anımsıyoruz.Rus-Türk çok boyutlu partnörlüğü soğuk savaş dönemine özgü politik ve ideolojik önyargılardan tamamen  kurtularak stratejik ortaklığın yeni düzeyine ulaştığı bugün geçmiş yılların zengin deneyimini anımsamak çok önemli ve yararlı olacaktır.’

Broşürün yayınlanması, Rus-Türk diplomatik ilişkilerinin kurulmasının 90. Yıldönümü nedeni ile gerçekleştirilen etkinliklerden biri oldu.

ANKA Haber Ajansı, 24.06.2010:

Kurtuluş Savaşı Yıllarında

Türk -Sovyet İlişkilerinin Bilinmeyen Yönleri

Rusya Federasyonu'nun Ankara Büyükelçiliği, Türkiye ile Rusya arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 90. yıldönümünde, Kurtuluş Savaşı yıllarında Türk-Sovyet ilişkilerinin bilinmeyen yönlerini gün ışığına çıkarttı.

Rus Büyükelçiliği, Türkiye ile Rusya arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 90. yıldönümü dolayısıyla "Yeni Rusya ve Yeni Türkiye: İşbirliğinin İlk Adımları" ve "1920-1930'lu Yıllarda Rus-Türk İlişkileri" başlıklı Türkçe-Rusça özel bir kitapçık yayınladı. Rusya devlet arşivlerinden özel fotoğraflara da yer verilen kitapçıkta, Rusya-Türkiye ilişkilerinin o yıllardaki karşılıklı diplomatik ilişkileri ve iki ülkenin bir birine karşılıklı yardımları anlatıldı. "Geçen yüzyılın 20'-30'lu yılları Rus-Türk ilişkileri açısından benzersiz bir dönemi teşkil eder" ifadesinin kullanıldığı kitapçıkta, Kurtuluş Savaşı yıllarında Rusya'nın (Sovyetler Birliği) Türkiye'ye yaptığı yardımlar kalem kalem anlatılıyor. Rusya'nın Kurtuluş Savaşı veren Türkiye'ye yaptığı bu yardıma karşın, Anadolu'daki Hükümeti'nde Rusya'ya karşın aynı duyarlılıkta olduğu ifade ediliyor. Kitapçıkta, Rusya'nın Kurtuluş Savaşı'nda Ankara Hükümeti'ne yaptığı yardımlar şöyle anlatılıyor:

-RUSYA'NIN ANKARA HÜKÜMETİNE YARDIMI-

"Sovyet resmi verilerine göre, 1920 tarihli mutabakatlar uyarınca ve 16 mart 1921 tarihli Antlaşma'nın gereği olarak 1920-1922 yıllarında Rusya'nın Novorossiysk, Tuapse ve Batumi limanlarından Türkiye'ye 39.000 tüfek, 327 makinalı tüfek, 54 top, 63 milyon fişek 147.000 top mermisi vs., Türkiye'nin doğu sınırlarından ise, 1918 yılında eski Rus Ordu sunun bıraktığı askeri malzeme sevkedilmiştir. 1921 yılında "Jivoy" ve "Jutkiy" adlı iki avcı botu hibe edilmiştir. Sovyet Hükümeti, Ankara'daki iki barut fabrikasının kurulmasında yardımcı olup ayrıca fişek fabrikası için gerekli teçhizat ve hammadde sağlamıştır. Bunun yanı sıra 1920 yılında Müsteşar Y.Y.Umpal-Angarskiy başkanlığındaki Sovyet diplomatik misyonu, Moskova görüşmeleri sırasında Türk tarafına vaadedilen 200,6 kilo külçe altını TBMM temsilcilerine teslim etmiştir. M.V.Frunze, kimsesiz şehit ve gazi çocukları için bir yetimhanenin kurulması amacıyla Trabzon'da Türk makamlarına 100 bin altın Ruble vermiştir. S.İ.Aralov Nisan 1922'de seyyar basımevi ve sinema teçhizatının alınması için Türk ordusuna 20 bin lira hibe etmiştir. Aynı zamanda birkaç parti silah teslim edilmiştir. 3 Mayıs 1922 tarihinde Sovyet Rusya'nın Ankara Temsilcisi S.İ.Aralov, 1921 Antlaşması'nın imzalanması sırasında vaadedilen 10 milyon altın Ruble tutarının son dilimi olan 3.5 milyon altın Ruble'yi Türk Hükümetine teslim etmiştir."

-KITLIK İÇİNDEKİ RUSYA'YA ANADOLU YARDIMI-

Rusya'nın tüm bu yardımlarına karşın, Anadolu Hükümeti'nin de kıtlık içindeki Rusya'ya yaptığı yardımda anlatılıyor. Kitapçığın bu bölümünde şu ifadelere yer veriliyor:

"Bu bağlamda çok az bilinen bir gerçeği unutmamak lazım. Anadolu'daki hükümet aynı duyarlılık içindeydi. Mustafa Kemal, o dönem kıtlık içinde bulunan Rusya'ya yardım yapılmasıyla bizzat ilgilenir, zahire depolarındaki hububatın yüzde 40'ına el konularak Karadeniz kıyılarında bulunanların açlığını hafifletmek üzere Rus milletine armağan edilmesini emreder ve V.İ.Lenin'i bu konuda bilgilendirir. Yardımlar sadece erzak olarak yapılmaz, Anadolu bütün fakirliğine rağmen, Rusya için para da toplar. Böylece iki ülkenin yönetimleri ve hakları, açlığın ve yokluğun yüklerini birlikte paylaştılar ve o zor yıllarda birbirinin yardımına koştular."

-SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ-

Kitapçıkta, 1920-1930 yıllarındaki iki ülke arasındaki siyasi, kültürel ekonomik ilişkiler de detaylı biçimde anlatılıyor. Türkiye'de ilk film festivalinde "Potemkin Zırhlısı"nın gösterildiği belirtilen kitapçıkta, Mustafa Kemal'in şahsi talimatıyla Rusya ve Türkiye arasında yeni tip ilişkilerin oluşturulması ve geliştirilmesine yönelik ilk adımların anısının 1928'de İstanbul Taksim Meydanı'nda dikilmiş olan heykel kompozisyonu ile ebedileştirildiği belirtildi. Kitapçıkta Taksim'deki tarihi heykel için "T.C. kurucusu Atatürk'ün Türk-Rus ilişkilerine verdiği önemi her türlü tarihi belgeden daha iyi bir şekilde göstermektedir" denildi.

-RUS ARŞİVLERİNDEKİ İLGİNÇ FOTOĞRAFLAR-

Bu arada, Türkiye-Rusya arasındaki diplomatik ilişkilerin tarihinin anlatıldığı kitapçıkta, Rusya Federasyonu Sosyal ve Siyasi Tarih Arşivi ile bazı kurumların arşivlerindeki bazı fotoğraflara da yer veriliyor. Kitapçıkta Rusya Temsilciliği'nin Ankara'daki ilk binası ile 1927'de Ankara'da düzenlenen, Atatürk ve İnönü'nün yanısıra dönemin Rus Büyükelçisi Y.Z. Surits'in de bulunduğu diplomatik resepsiyon gibi etkinliklere ait fotoğraflar da yer alıyor. Sabiha Gökçen'in Moskova Merkezi Havacılık Kulübü'ndeki fotoğrafı ile Erzurumlu kadın kahraman Kara Fatma'nın Trabzon’da Sovyet konsolosluğundaki fotoğraf kitapçıkta yer alıyor.(ANKA)

Kuzey Ekspres Gazetesi / Trabzon, 08.06.2010:

1920- 1930’lu yıllarda Türk-Rus ilişkileri!

Rusya Federasyonu’nun Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği, Rusya Federasyonu ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 90. yıldönümü münasebetiyle bir kitapçık hazırlamış.

Rusya Federasyonu Trabzon Başkonsolosu Kirill Fedorov, kitapçıktan bir adette bize gönderdi.

Kitapçığın 3. sayfasının orta kısmında Atatürk’ün şu sözleri yer alıyor;

‘Eğer Rusya’nın desteği olmasaydı yeni Türkiye’nin ….istilacılar üzerindeki zaferi kıyaslanamayacak kadar çok daha büyük kayıplarla kazanılabilirdi veya belki de hiç mümkün olmazdı. Rusya Türkiye’ye hem manevi hem de maddi yardım göstermiştir ve milletimizin bu yardımı unutması suç olur’.

Kitapçığın dördüncü sayfasında iki resim var. Birinde Atatürk, Fevzi Çakmak, Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal bey, Rusya hükümeti temsilcisi Sergey Natsarenus, Azerbaycan hükümeti temsilcisi İbrahim Ağabeylov (19 Ekim 1921). Diğer resimde de 1922 yılında yapılan 1 Mayıs kutlamaları. Bir sonraki resimde Moskova’daki ilk Türk Büyükelçisi Ali Fuad Cebesoy, Çiçerin’e güven mektubu sunarken (10 Şubat 1921). Bir başka resimde ise 16 Mart 1921 tarihinde Sovyet- Türk dostluk Anlaşması’nın imza töreni. Rus temsilciler, Çiçerin, Karahan, Florinskiy, Rıza Nur, Ali Fuad Cebesoy, Yusuf Kemal bey.. Kitapçıkta 1920 ila 1930 yılları arasında çekilmiş daha birçok fotoğraf ve açıklama yer alıyor.

Kitapçıkta, 1920-1922 yılları arasında Rusya’nın Novorossiysk, Tuapse, Batum limanlarından Türkiye’ye sevk edilen askeri malzemenin listesi ve Türkiye’ye gönderilen külçe altın miktarı ve para da yer alıyor. Kitapçıkta 1920 ila 1930 yılları arasında iki ülke arasındaki önemli görüşmelerde vs. belirtiliyor.

Türk-Rus ilişkileri Atatürk’ün ölümüne kadar gerçekten dostane bir şekilde sürdü.

Atatürk’ün ölümünden sonra ikinci dünya savaşı yılları ve daha sonraki dönemlerde Türk-Rus ilişkileri olumsuz bir seyir izledi. Bunun birinci nedeni ABD faktörü idi! Soğuk savaş dönemi diye adlandırılan yıllarda Türkiye ile Rusya karşı kamplarda idi. 1988’den sonra ise Türk-Rus ilişkileri tekrar normalleşme sürecine girdi.

Rusya devlet arşivlerindeki bilgileri içeren kitapçık için Rusya Federasyonu Trabzon Başkonsolosu Kiril Fedorov’a teşekkür ediyoruz.

Bu arada, kitapçıkta yer alan bazı bilgiler 4 ciltlik TBMM gizli zabıtlarında (1920-1923) yer alıyor. Ancak, kitapçıkta kısa da olsa daha açıklayıcı bilgiler var.