Büyükelçiliğimizin Haberleri

"Atatürk'ten Soğuk Savaş Dönemine Türk-Rus İlişkileri" konulu çalıştay hk.

(AA) Atatürk Araştırma Merkezi ile Atatürk Kültür Merkezinin işbirliği ve Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçiliğinin desteğiyle Milli kütüphanede düzenlenen "Atatürk'ten Soğuk Savaş Dönemine Türk-Rus İlişkileri" konulu çalıştayın açılış konuşmalarını Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Cezmi Eraslan, Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Vladimir İvanovski ve Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi Halil Akıncı yaptı. 

Eraslan konuşmasında, Türk ve Rus milletleri arasında yüzyıllar süren ilişkilerde bölgesel ve küresel şartların yönlendirmesiyle inişli çıkışlı dönemler yaşandığını belirterek, devletler arasındaki ilişkilerde duygusal tepkilerden daha çok gerçekçi yaklaşımların önemli olduğunu, bir tarafta Osmanlı devletinden Türkiye Cumhuriyetine ve diğer tarafta Çar Rusya'sından Sovyetler Birliği'ne geçiş sürecinde ortak rakiplere karşı yapılan işbirliğinin her iki ülke için büyük önemi olduğunu kaydetti. 

Eraslan, günümüz Türk-Rus ilişkilerinin başlangıç noktasının, 90 yıl önce 26 Nisan 1920 yılında Atatürk'ün TBMM adına Rusya'ya yazdığı mektupta belirttiği gibi, "Emperyalist hükümetler aleyhine harekat ve bunların tahtı tahakküm ve esaretinde bulunan mazlum insanların tahliyesi gayesini istihdaf eden bir işbirliği" olduğunu söyledi. Atatürk döneminin sonuna kadar devam eden diplomatik, kültürel, mali ve askeri işbirliğinin öncesinde Türkiye'nin Bolşevik devriminin oluşması için dolaylı bir yardımının da söz konusu olduğunu ifade eden Eraslan, Çanakkale savaşında mücadele eden kahraman Mehmetçiğin, ülke başkentinin işgalini önlediği gibi, Çar Rusya'sını da müttefik kuvvetlerin yardımlarından yoksun bıraktığını belirtti. 

Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Vladimir İvanovski de konuşmasında eski İngiltere Başbakanı Winston Churchill'in "Geçmiş, bizim geleceğe giden yolumuzu kapatmamalıdır" sözlerini hatırlatarak, Türk-Rus ilişkilerinin 90. yılında yapılan bu çalıştayın, ülkeleri ilişkilerin geleceğine götüren bir yol, bir kapı olduğunu söyledi. İvanovski, Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev'in Türkiye ziyaretiyle ilişkilerin tarihi bir döneme girdiğini ve ekonomik, diplomatik ilişkiler düzeyinde yüksek seviyeye ulaştığını kaydetti. 

İvanovski, Türkiye ve Rusya arasındaki dostluğun başka milletlere karşı değil, kendi milletlerinin refahı için kurulduğunu söyledi. 

Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi Halil Akıncı da Medvedev'in ziyaretiyle örtüşen bu çalıştayın isabetli olduğunu ve ilişkilerin nereden nereye geldiğini gözlemlemeye fırsat verdiğini ifade etti. Türk-Rus ilişkilerinin tarihi hakkında kısa bilgi veren Akıncı, ilk Rus büyükelçisinin İkinci Beyazıt döneminde, 1492'de geldiğini vurgulayarak, Rusya'nın coğrafi konumu nedeniyle Türkiye için vazgeçilmez bir komşu olduğunu bildirdi. Birçok etkenin iki millet arasındaki ilişkilerin gelişimine tesir ettiğini kaydeden Akıncı, ilişkilerin rekabet, durgunluk ve işbirliği şeklinde geliştiğini belirtti. 

Akıncı, Osmanlının gerilemesi ve dağılmasında Rusya'nın büyük etkisinin olduğunu, Sovyetler Birliği'nin Kurtuluş Savaşı sırasında Türkiye'ye yaptığı kritik öneme sahip yardımın ise birbirine uzak duran iki milleti yaklaştırdığını ifade etti. 

Atatürk dönemi sonrasında ilişkilerin farklı seyirler izlediğini kaydeden Akıncı, son iki yıllık dönemde ise ilişkilerde çok büyük gelişmeler yaşandığını ve iki kez Cumhurbaşkanı düzeyinde, 5 kez Başbakan düzeyinde görüşmelerin yapıldığını, Üst Düzey İstişare Konseyinin kurulmasıyla da bu ilişkilerin "taçlandığını" söyledi. 

İlişkilerin bugünkü düzeyine ilişkin de Akıncı, "İki ülke arasında imzalanan vize muafiyeti ve nükleer santral kurulumu anlaşmaları, ilişkileri geri dönülemez bir hale getirecek" dedi. 

Akıncı, boğazların çevre güvenliğini sağlayacak Samsun-Ceyhan ham petrol boru hattı anlaşmasında da önemli mesafe katettiklerini ve anlaşmanın imzalanmaya yakın olduğunu bildirdi. 

Açılış konuşmalarının ardından katılımcılar, Türk-Rus ilişkilerinin tarihini yansıtan belgeseli izledi ve fotoğraf sergisini gezdi. 

İki gün sürecek çalıştayda, Türkiye ile Rusya'nın çeşitli kurum ve üniversitelerinden gelen bilim adamları, iki ülke arasındaki siyasi, diplomatik, ekonomik ve kültürel ilişkiler konusunda sunum yapacak. 

(AA, 14.05.2010)