BÜYÜKELÇİMİZİN DEMEÇLERİ, BASIN KONFERANSLARI, AÇIKLAMALARI

DÜNYA Gazetesi

20 Mayıs 2013 Pazartesi

Türkiye-Rusya ilişkilerinde en derin dönemi yaşıyoruz

20 Mayıs 2013 Pazartesi 07:47

Son Güncelleme: 11:08

Türkiye ile Rusya arasında 100 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşma hedefi var. Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Vladimir İvanovskiy'e göre bu hacme kısa sürede ulaşılacak...

Fulya KAZAKLI

ANKARA - 2008 yılında, 38 milyar dolar ile rekor kılınan Rusya- Türkiye ticaret hacminde konulan 100 milyar dolar hedefinin ulaşılabilir bir hedef olduğuna işaret eden Rusya Federasyonu'nun Ankara Büyükelçisi Vladimir İvanovskiy, ""Rus- Türk işbirliğinde en verimli, en kapsamlı, en önemli ve en hızlı dönemi yaşıyoruz. Bu nedenle bu hedefe kısa sürede ulaşabiliriz." dedi.

İki ülke arasında ticari işbirliği sağlanacak birçok alan olduğuna ve bu zamana kadar birçok önemli proje yürütüldüğüne dikkat çeken İvanovskiy, "Artık Rusya Türkiye işbirliğinde, Mavi Akım veya nükleer santral gibi etkin projeleri beklememize gerek yok.  Çok önemli projelere ve başarılara imza attık. Atmaya da devam edeceğiz. İki ülkenin ticari ilişkilerinde hesaplanamayan birçok detay var. Rusların ve Türklerin iki ülkede yaptığı harcamalar bakımından, belki de yıllık 50-60 milyar doları yakalamışızdır ama resmi ticarette bu rakamı göremiyoruz." diyerek çalışmalara istikrarlı bir şekilde devam etmek gerektiğini vurguladı.

Buna ek olarak, önümüzdeki dönemde iki ülke arasında bölgelerarası işbirliğinin hızla gelişeceğini vurgulayan İvanovskiy, "Örneğin Bursa'daki yerel firmalar Tataristan'daki özel ekonomi bölgesinde fabrikalar açıyorlar. Aynı şekilde bizim işadamlarımız da Türkiye'de ortaklar bulmaya çalışıyor. Bu çok net ve açıktır ki; bölgeler arası işbirliği önümüzdeki dönemde çok hızlı gelişecek" dedi.
Türk müteahhitlik sektörünün Rusya'da oldukça etkin faaliyet gösterdiğine dikkat çeken İvanovskiy, "Türk müteahhitlerine Rus piyasasında ihtiyaç var" dedi. Ankara Sohbetleri'ne konuk olan Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Vladimir İvanovskiy, Ankara Temsilcimiz Ferit Barış Parlak ve arkadaşımız Fulya Kazaklı'nın sorularını yanıtladı.

Geçtiğimiz ay Türkiye Rusya Karma Ekonomik Komisyonu Toplantısı yapıldı.Verimli geçti mi?

Evet, Antalya'da, Karma Ekonomik Komisyonu'nun  (KEK)12'inci dönem olağan toplantısı gerçekleştirildi. Siz de biliyorsunuz ama belki de bu zamana kadarki en başarılı toplantı oldu. 3 Aralık'ta düzenlenen Üst Düzey İşbirliği Konseyi'nin 3'üncü toplantısında, önümüzdeki dönem için önemli hedefler belirlenmişti. Bu zirveden sonra KEK içinde faaliyet gösteren 8 çalışma grubunun toplantısı da gerçekleştirildi.  Bu çalışma grupları çok önemli konular üzerinde yoğunlaşıyor. Mesela, bankacılık sektörü, genel ekonomik konular, gümrük ve ikili ticari işbirliğindeki diğer önemli alanlara bakıyorlar. Tabii ki en sevdiğimiz ve en fazla görüştüğümüz konu olan enerji de bunların arasında ve görüşüldü. Onun için KEK toplantısı düzenlendiğinde, tüm hazırlıklar ve 8 çalışma grubunun çalışmaları hayata geçirildi. Onun için, KEK toplantısı oldukça başarılı oldu.

Önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek önemli programlar var. Bu toplantıların iki ülke ilişkilerine olan etkisi nasıl olacak?

İkili ilişkilerde hareketli bir dönem. KEK toplantısından 3 gün önce, 17 Nisan'da İstanbul'da bir başka önemli zirve vardı. Dışişleri Bakanlığı seviyesinde ortak stratejik planlama grubunun toplantısı da gerçekleştirildi. Aynı dönemde, 15-16 Nisan'da İstanbul'da önemli bir başka toplantı düzenlendi. Rusya ile Türkiye arasında kurduğumuz stratejik mekanizmanın üçüncü önemli ayağı olan toplumsal forumun toplantısı vardı. Yani daha önce 1 sene içerisinde aldığımız mesafeyi, bu yıl sadece 1 ay içerisinde kat ettik. Ümit ediyoruz ki, ekim veya kasım ayında üst düzey işbirliği konseyinin 4'üncü toplantısı düzenlenecek. Bu sene için belirlenen programın neredeyse yarısını hayata geçirdik. Yılın sonunda yapılacak bu önemli zirve için hazırlık çalışmalarına başladık. Şunu vurgulamak istiyorum; hem Rus tarafında, hem de Türk tarafından meslektaşlarım, mesela Türkiye Cumhuriyeti Moskova Büyükelçisi de bu düşünceyi paylaşıyor;  şu anda Rus- Türk işbirliğinde verimli, kapsamlı, önemli ve hızlı bir dönemi yaşıyoruz. İnşallah orta vadede bu eğilim devam edecektir. En azından bu sürece engel oluşturabilecek herhangi bir ciddi sorun veya sıkıntı görmüyorum.

İki ülke liderleri tarafından ticaret hacminde 100 milyar dolarlık bir hedef konuldu.Bu rakam şu anda 35 milyar dolar seviyesinde. Sizce bu gerçekçi ve ulaşılabilir bir hedef mi?

2008'de 38 milyar dolar ile rekor seviyeye ulaştı. Söylediğiniz doğru, ortaya konulan hedef oldukça büyük. Ona ulaşmak için gerçekten ciddi çalışmalar yapmalıyız. Bence bu doğru bir yol. Çünkü büyük hedeflere ulaşmak için öncelikle büyük hedefler ortaya koymak gerekiyor. Ancak, dış ticaret hacminden bahsederken bazı şeyleri unutuyoruz. Mesela; turizm gelirlerinde Türkiye tarafı çok büyük bir gelire sahip. Buna ilave olarak, yatırım faaliyetlerini de ekleyebiliriz. Sadece nükleer santralden bahsetmiyorum. Rusya'dan Türkiye'ye yapılan yatırımların hacmi son dönemde 10 milyar dolar seviyesine ulaştı. Hesaplamalara başladığımızda ise, her zaman farklı rakamlar ortaya çıkıyor. Bazı verilere göre, Türkiye, Rusya'ya neredeyse 30 milyar dolara yakın yatırım yapmıştır. Diğer taraftan Rusya Sberbank, Denizbank'ı satın aldı. Burada milyar euro hacminden bahsediyoruz. Mesela Denizbank ile yapılan bu anlaşma istatistiğe dahil edilmemiştir. Onlar, iki ülkenin iş adamlarına kredi veriyor. Bu da ilginç bir örnektir.

"Tarımda ticaret hacmi 3,5 milyar dolara ulaştı"

KEK toplantısında öğrendim ki; artık Rusya'nın Türkiye'ye yaptığı tarım ihracatı, Türkiye'nin Rusya'ya yaptığı tarım ihracatına eşittir. Çünkü daha önce şöyle bir şey bildik ki, Türkiye'nin domateslerine Rusya piyasasında rekabetçi yok. Ayrıca, bu toplantıda, öğrendim ki, Rusya'dan Türkiye'ye çok büyük miktarda ayçiçeği ve ayçiçeği yağı ihraç ediliyor. Buna buğday ve tavuk yemleri de dahil. Tarım alanında ticaret hacmi 3,5 milyar dolara ulaştı. Bu çok büyük bir rakam. Bu benim için çok şaşırtıcı bir husus oldu.  Başka çok ilginç örnekler de mevcut. Onlar gösteriyor ki Rusya ile Türkiye arasındaki işbirliği çok derinleştirildi. Mesela Anadolu Efes Grubu Rusya'da üretip Türkiye'ye gönderiyor. İşte bu iki ülke arasındaki karşılıklı entegrasyonun derecesini iyi gösteriyor.

Türkiye'den giden tarım ürünlerinde, örneğin çilekte, sıkıntı olduğu ve geri çevrildiği belirtiliyor?Türk üreticilerine bir mesajınız var mı?

Domatesten bahsedersek; Türkiye, Rusya için en önemli domates ihracatçısı konumuna geldi. Artık Türk domatesleriyle, Rusya piyasasında rekabet edebilecek herhangi bir ülke yok.  Hem kalite olarak, hem de sayı olarak. Tabii ki eğer, toplam hacmi göz önünde tutarsak bahsedilen bu olay, çok küçük ve az rastlanan bir durum. On binde bir diyebiliriz. Bu durum KEK toplantısında konuşuldu. Belki o partide böcek geldi. Böyle olaylar bazen olabiliyor. Bunlar normal. Tarım ihracatı konusuna dönersek, ihraç yollarının çeşitlendirilmesi söz konusu oluyor artık. Mesela, Samsun - Kafkas limanları arasında feribot hattı devreye girdi. Bu önemli bir hat çünkü hem demiryolu vagonlarını taşıyabilir, hem de karayolu araçlarını taşıyabilir. Bu konuda da önemli bir husus var; Türkiye Karadeniz İhracatçı Birliği'nin ricası doğrultusunda, Rus tarafının hattı Gürcistan üzerinden yeniden açıldı ve Gürcistan üzerinden ihracat Kuzey Kafkasya bölgelerine gönderilecektir. Bu amaçla Rusya Federasyonu Dağıstan Cumhuriyeti'nde büyük lojistik merkezi inşa edilecek. Burası, sadece Türk malları için değil, diğer ülkelerden ithal edilen mallar için de yapılacak. Ama Türkler de buradan faydalanabilecek. İşte, 100 milyar dolar hedefine nasıl ulaşabileceğimizi adım adım anlatıyorum size.

Tarımda ticaret hacmi ne kadara çıkabilir?

Bunu söylemek zor. Bu bir süreç. Buna paralel olarak kolaylaştırılmış gümrük hatları da açılacak. Bazıları devreye girmişti. Yeni kolaylaştırılmış gümrük hatları sayesinde ithalat ve ihracat daha kolaylaşacak, mallar daha hızlı bir şekilde o noktalardan geçebilecek.

Kaç adet yeni gümrük hattı yapılıyor?

Yakın zamanda Türk heyeti Rusya'nın güney bölgelerinde bu hatları ziyaret etti. 6 veya 7 tane faaliyette şu anda. ‘Kolaylaştırılmış gümrük hattı nedir' şu anlama geliyor. Daha önce, şoför o noktaya gelip o noktada tüm belgeleri hazırlamak zorunda kalıyordu. Şimdi bu kaldırıldı. E-posta yoluyla daha önce gönderiliyor artık. Noktaya geldiğinde tüm belgeler hazır oluyor.  Rusya ve Türkiye'nin şehirleri arasında yeni uçak hatları açılıyor. Onlar da 100 milyar dolar hedefine ulaşmak için önemli katkı sağlayabilir.

"Almanlardan sonra en çok Ruslar gayrimenkul alıyor"

Rus yatırımcılar Türkiye'de daha çok gayrimenkul satın almaya başladı. Bu yatırımları nasıl ekleyebiliriz? 5 sene önce Alanya Valisi ile görüşmüştüm. Kendisi, Antalya ve Alanya'da, Almanlardan sonra en çok Ruslar'ın gayrimenkul satın aldığını belirtti. İnsanlar para yatırdılar Türkiye'ye. Onlar bu duvarları, kapıları Rusya'ya taşımayacaklar, değil mi? Buna ilave olarak KOBİ'lerden bahsedebiliriz. TUSKON'un üyeleri Rusya'da hazır giyim mağazaları açtılar. LC Waikiki, mesela bunları da hesaba eklemeliyiz. Mesela 1 şirket 1 sene de diyelim ki 5 milyon dolar civarında gelire sahip. Bu bir şirket. 10 tane olsa 50 milyon dolar söz konusu olacak. Ve turistler de var. Her sene sadece Antalya ve Alanya bölgesine 2,7 milyon Rus turist geliyor. Onlar otelde konaklama dışında, mutlaka bir kuyumcuya veya başka bir mağazaya gidiyor oralardan bir şey alıyorlar. Rusya'da neredeyse 10 gün süren bir bayram dönem vardı. Bir Brüksel gazetesinde okudum ki; Rus turistlerin bayramlarda en çok tercih ettiği yer İstanbul, ondan sonra Amsterdam ve üçüncü olarak ise Prag.

Rusya'dan İstanbul'a gelen Rus sayısı kaç oldu?

Bayramda Rusya'dan İstanbul'a neredeyse 300 bin kişi gitti. Bu çok büyük bir rakam. Turistler konaklama dışında mutlaka rakı içecekler, Kapalıçarşı'ya gidecekler kuyumculara uğrayacaklar, dericilere uğrayacaklar. Bu harcamaları kim hesaplayacak? Bu rakamları birbirine ekleyip 100 milyar hedefine ulaşabiliriz. Mesela Rusya'nın ön önemli ticaret ortağı olan Almanya ile işbirliğine bakarsak aynı şeyler yaşanıyor. Bazı Rus işadamları Almanya'da mağaza açıyor. Bazı Alman çiftçiler Rusya'da iş yapıyor. Artık Almanya'da bulunan Rusların sayısı Türklerin sayısına eşittir. Böylece 75 milyar dolara ulaşıyoruz. Bizim önemli hedefimize çok büyük katkı sağlayabilecek diğer bir alan var; Rusya ve Türkiye'nin arasındaki direk işbirliği.  Bu çok önemli. Mesela Bursa'dan yerel firmalar Rusya Federasyonu Tataristan Cumhuriyetinde çok önemli projeler gerçekleştiriyorlar, özellikle Tataristan'daki özel ekonomi bölgesinde önemli fabrikalar açıyorlar. Rusya'dan da, Türkiye'nin bazı bölgelerine, Eskişehir ve Adana'ya yabancı ortak bulmak için ziyaretler gerçekleşiyor. Benim için bu çok net ve açıktır ki; bölgeler arası işbirliği önümüzdeki dönemde çok hızlı gelişecek.

"İşbirliği alanlarını saymak istesek, bize bir gün yetmez"

Birçok projeden ve işbirliği alanından bahsettiniz ancak bunların arasında nükleer santral yoktu?Bunun nedeni nedir?

Benim şahsi düşüncem, artık Rusya - Türkiye işbirliğinde, Mavi Akım veya nükleer santral gibi çok hızlı ve etkin projeleri beklememize gerek yok.  Çok önemli projelere ve başarılara imza attık. Bu başarılar temelinde istikrarlı çalışmamız gerekiyor.  Görüyoruz ki, iki ülkenin insanları iş adamları bu şekilde çalışıyor.  Eğer Rusya- Türkiye işbirliğinin tüm alanları saymak istersek bir gün bizim için yetmeyecektir.  Fakat bu alanlar da mevcut ve hızla gelişiyorlar.

"Türk müteahhitlerin projeleri inşallah devam edecek"

Rusya'daki Türk müteahhitlik hizmetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Rönesans, Enka, Gama ve diğer müteahhitler çok etkin şekilde Rus piyasasında faaliyet gösteriyorlar. Sizin hazırladığınız ilavede de her şey net ve ortadadır. Moskova'nın tüm merkezi neredeyse Türk müteahhitleri tarafından inşa edilmiştir. Tataristan ve Sibirya da aynı şekilde. Bu projeler inşallah devam edecek! Tabii ki, bu küresel finans durumuna bağlıdır. Şimdi eğilim şudur ki; Türk müteahhitlerine Rus piyasasında ihtiyaç var.

Rusya'da konut açığı var mı?

Biz Moskovalılar olarak, Moskova'da konut inşa etmemek gerektiğini düşünüyoruz. Çok fazla oldu artık. Bu konunun tabii ki ekonomik fizibilite boyutu var. Sibirya'da bir konut inşa etmek olmaz. Oradan kimse daire satın almaz. Moskova'da inşa edilirse satın alabilir. Moskova'da ihtiyaç var ama inşa etmek için imkanlar az ve çok kalabalık bir şehir oldu. Ama bu objektif bir gerçektir. Ne kadar daha huzurlu yaşamak isteniyorsa çevreye etki o kadar artacak ve buna paralel olarak da alt yapı geliştirmek gerekecek. Onun için siz tercih edebilirsiniz.  Ama bizim için Moskova'da konut inşaatları yeterli. Mesela,  Moskova'nın bir bölgesinde Enka'nın inşa ettiği konutta neredeyse 10 bina yakına insan yaşıyor. Büyük bir kompleks. Ama o bölgede Moskova metrosuna girmek mümkün değil çünkü çok kalabalık.

Türk ortaklı Rus KOBİ var mı?

Devlet olarak bizim de KOBİ sektörünü geliştirmemiz gerekiyor. Türkiye'de tarihsel olarak daha çok küçük esnaflar vardı. Ve bizim Çarlık döneminde durum aynıydı. Fakat sosyalizm döneminde büyük endüstri geliştirildi ve tüm küçüklere sahip oldu. Bizim için daha çok genç, enerjik, işi bilen ve çalışmayı isteyen iş adamları gerekiyor, KOBİ sektörünü geliştirebilmek için. Fakat gençler daha çok devlet sektörünü tercih ediyor. Devlet için hizmet eden kurumları, bakanlıkları tercih ediyor. Bu durum değişiyor tabii ki. KOBİ'lerde daha çok genç iş adamları ortaya çıkıyor. Fakat bu süreç biraz yavaş ilerliyor. Bunun daha hızlı olmasını istiyoruz.

Organize sanayi bölgeleri sizin için model olabilir mi?

Rus bölgelerden eğer heyetler geliyorsa biz onları bahsettiğiniz bölgelere götürüyoruz. Çünkü onlar da Türkiye'nin olumlu deneyiminden faydalanabilirler. Mesela benim için çok ilginç olan İstanbul etrafındaki büyük sanayi bölgesidir. İstanbul Başkonsolosluğu görevinde çalıştığımda o bölgelere gittiğimde fabrikaları değil, boş alanları görmüştüm. Şimdi ise artık boş alan hiç yok. Kilometre mesafelerde büyük fabrikalar var. Fabrikalar dışında lojistik merkezler var mesela, dünyanın en büyük deposu var. Aslında alt yapı çok geliştirilmiş ve çok güzel. Liman, otoyolu ve havalimanı var. Her şey aynı bölgede ve birbirine yakın.

Yatırım için Türkiye'den KOBİ'leri davet ediyor musunuz? Yatırımcılara teşvikler, kolaylıklar sağlanıyor mu?

Bu konuda TUSKON çok etkin çalışıyor. Rusya'da çok sayıda TUSKON üyeleri çalışıyor. Ve sadece satış dışında artık üretim de başlıyor.  Teşvikler bölge yönetimine bağıdır. Mesela Tataristan'da serbest ekonomi bölgesi var. Orada iş yapmak kolay. Yerel yönetim de bazı avantajlar sağlayabilir. Tabii belli bir miktar federal bütçeye ayırmak zorundadır. Fakat belli bir seviyede önemli avantajları sağlayabilirler. Bazı yabancı üreticiler Türkiye üzerinden Rusya'ya geçiyorlar. Türkiye'de fabrikaları kurup ondan sonra malları Rusya'da satıyorlar. Böyle bir eğilim de var. Eğer yazın Moskova'ya giderseniz her köşede karşınıza dönerci çıkar. Bir yaz içerisinde 1 milyon dolar gelire sahip olacaklar bu dönerciler. İşte ‘damlaya damlaya göl olur' değil mi? Gelişme seyri devam ediyor böylece. Ben diyorum ki; bu önemli hedefe ulaşabiliriz. Belki 5 sene içerisinde değil, daha uzun sürer ama ulaşabiliriz.

 "DÜNYA ile işbirliğimizden son derece memnunum"

"DÜNYA Gazetesi ile işbirliğinde bulunmak benim çok hoşuma gitti. Sizin yaptığınız başarılı ilaveden çok etkilendim. Hazırladığınız ilaveden Rusya'da da çok etkilenenler oldu. İlaveyi yöneticilere, bürokratlara ve iş dünyasına dağıttık. Sayenizde bizi tebrik edenler oldu. İkili ilişkilere sağladığınız katkı için çok teşekkür ediyorum."

Vladimir Ivanovskiy'nin dikkat çektikleri

Ferit B.Parlak

Rusya ile dış ticaret açığımız 2000'li yılların başında 2 milyar dolar seviyesindeyken, 2005 yılında 10 milyar dolara, 2008 yılında ise 25 milyar dolar gibi rekor seviyeye çıktı.
Krizin etkisi ile düşen petrol ve doğalgaz fiyatları sayesinde açık 2010 yılında ancak 17 milyar dolara gerileyebildi.

Geçtiğimiz yıl tekrar 20 milyar dolara çıktı. Bu yılın ilk üç ayında ise 4.5 milyar dolara dayandı.

"35 milyar dolarlık ticaret hacminde 25 milyar dolara ulaşan açık, 100 milyar dolarlık ticaret hacminde 70 milyar doları aşacak mı?" soruları soruldu.

Önceki gün sohbet ettiğimiz Büyükelçi Vladimir Ivanovskiy'e Rusya lehine gelişen ticareti sorunca, resmi rakamların yanıltıcı olabileceği konusu üzerinde durdu. Rus turistlerin harcamalarının, gayrimenkul alımlarının ve Rus işadamlarının banka alımlarının, şirket alımlarının hesaplamalarda olmadığını söyledi ve ekledi, "Resmi rakamlara göre Rusya'dan Türkiye'ye yapılan yatırımların hacmi 10 milyar dolar seviyesinde. Ama bu rakamın 30-40 milyar dolara çıktığını söyleyenler de var."

http://www.dunya.com/turkiye-rusya-iliskilerinde-en-derin-donemi-yasiyoruz-192484h.htm