‘Eğer Rusya’nın desteği olmasaydı yeni Türkiye’nin … istilacılar üzerindeki zafer kıyaslanmayacak kadar çok daha büyük kayıplarla kazanılabilirdi veya belki de hiç mümkün olmazdı. Rusya Türkiye’ye hem manevi, hem de maddi yardım göstermiş ve milletimizin bu yardımı unutması suç olur.’

  Mustafa Kemal Atatürk

(Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk,"Ankara, 1929, Sovyetler İttihadi büyük elçisi Suriç Hazretlerine, Gazi M.Kemal’’ imzalı fotograf, ).

Türkiye Cumhuriyeti kuruluşu’nun 80. yıldönümünü kutlarken ikili ilişkilerimizin başlangıç sayfalarını özel hislerle hatırlamaktayız. Ortaklık ilişkilerimizin ‘soğuk savaş’ dönemine öz siyasi ve ideolojik önyargılarından tamamen kurtulmuş olduğu ve nitelik bakımından yeni bir hüviyet kazandırdığı bunlerde geçmiş yılların zengin tecrübesinden istifade edilmesi çok önemli ve faydalı olabilir. Rus-Türk ilişkileri temeli üzerinde kurulduğu sağlam altyapısı Avrupa ve Asya’nın geniş alanında bölgesel venliğin oluşturulması, iki ülkemizin ekonomik yakınlaşması ve karşılıklı kültür zenginleştirilmesinin garantisi ve belli başlı noktası olmaya devam etmektedir.

Geçen yüzyılın 20-30’lu yılları Rus-Türk ilişkileri açısından benzeri yaşanmayan bir dönem teşkil eder. Doğrudan doğruya yapılan silahlı müdahale tehlikesi karşısında ve fevkalade zor şartlar altında kalmış ülkelerimiz birbirine dostluk elini uzatmışlardır. Geçmişimizi idealleştirmek yalnış olur: her iki taraftan da gerçekleştirilen bazı teşebbüslere rağmen ülkelerimiz müttefik olmamışlardır. Ancak uzun bir dönem içinde devam ettirilmiş sağlam ve özel havaya sahip iyi komşuluk ilişkileri şüphesiz iki ülke halklarının menfaatlerine uygun olmuştur. O yıllarda elde edilen birçok alandaki karşılıklı anlayış, iş dümü ve işbirliği seviyesi siyasetçiler, toplumsal liderler ve basit insanların şimdiki ve gelecek nesillerinin erişmeye çabalayacağı özel bir örnek olarak uzun bir süre kalacaktır.

***

Bilindiği gibi, Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldıktan yalnız üç n sonra 26 Nisan 1920’de Mustafa Kemal kurulmuş Hükümet adına diplomatik ilişkilerin kurulması teklifi ile Türk halkına işgal kuvvetleriyle adil mücadelesinde olası yardımın gösterilmesi ricasını içeren resmi bir mektupla Sovyet Rusyası’nın Hükümetine başvurmuştur. Sovyet Rusyası Diş İşleri Halk Komiseri G.V.Çiçerin 2 Haziran 1920 tarihli cevabi mektubunda sağlam dost ilişkileri kurmak için beklenmeksizin her iki ülkede diplomatik ve konsolosluk temsilciliklerinin tesis edilmesini teklif edip Türkiye ile Ermenistan ve İran arasındaki sınırların tespit edilmesinde arabulucu rolünü üstlenmeyi kabul etmiştir. Mektupta özellikle ‘Sovyet Hükümeti’nin Türk halkının kendi bağımsızlık ve eğemenliğinin uğruna verdiği kahramanca mücadeleyi canlı bir ilgiyle izlediği ve Türkiye için zor olan bu nlerde Türk ve Rus halklarını birleştirecek dostluğun sağlam temelini atmaktan mutlu olduğu’ kaydedilmiştir. TBMM Hükümetinin fiili tanınması anlamına gelen bu mektup Türkiye’de büyük bir coşku ile karşılanmıştır. Mektubun metni Anadolu gazetelerinde yayımlanarak Anadolu ve Trakya Hakları Koruma Derneği'nin şehir ve taşra temsilcilerinin bilgilerine sunulmuştur. Bundan böyle 2 Haziran 1920 Rusya ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kuruluş tarihi olarak sayılmaktadır.

          Hem Rusya, hem Türkiye'nin savaş cephelerindeki fevkalade zor bir durum ve gelişmelerine rağmen iki ülkenin hükümetleri ikili ilişkilerin hukuki esasının ilk hazırlıklarını en ivedi şekilde yapmakta kararlılığı gösteriyordu. Türkiye Dışişleri Bakanı Bekir Sami'nin başkanlığındaki Türk Hükümeti heyetinin Temmuz-Ağustos 1920 tarihinde Moskova'da gerçekleştiği ilk resmi temasların hemen ardından ülkelerimiz ilk diplomatik misyonlarının teatisini yapmışlardır. (Türk göçmenlerinin temsilcisinin V.İ.Lenin ile görüşmelerini sağlamak üzere Rusya Dışişleri Halk Komiser Yardımcısı L.Karahan'a hitaben yazılan TBMM Hükümeti Dışişleri Bakanı Sami Bekir'in 11.09.1920 tarihli mektubu, .

          4 Ekim 1920 tarihinde Ankara'ya gelen Müsteşar Y.Y.Umpal-Angarskiy'in başkanlığındaki Rus diplomatik misyon görevlileri aynı n M.K.Atatürk ile görüşmüşlerdir. (Müsteşar Y.Y.Upmal-Angarskiy başkanlığındaki Rusya'nın Ankara'daki ilk misyon mensupları, Sonbahar 1920).

19 Şubat 1921 tarihinde başkanlığını general Ali Fuat Cebesoy'un yaptığı daimi Türk Sefaretinin mensupları Moskova'ya gelmiştir. 15.11.1927 tarihinde Gazi M.Kemal tarafından imzalanan ve yeni Türk büyükelçisi Tevfik bey adına düzenlenen Arap alfabesiyle yazılı ven mektubu , 13.11.1928 tarihinde Gazi M.Kemal tarafından imzalanan ve yeni Türk büyükelçisi Vasıf bey adına düzenlenen ven mektubu .

          Verimli bir şekilde yürütülen görüşmeler sonucunda 16 Mart 1921 tarihinde Moskova'da ikili işbirliği ve yardımlaşmanın temellerini kuran süresiz Rusya Sovyet Sosyalist Federatif Cumhuriyeti ile Türkiye arasında Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması törensel bir ortamda imzalanmıştır. (Rusya ve Türkiye arasında dostluk ve kardeşlik Antlaşması’nın imzalama töreninde, 16 Mart 1921, Moskova, ). Ayrıca görüşmeler esnasında Sovyet Rusya'nın Türkiye'ye yapacağı 10 milyon altın Ruble tutarındaki maddi yardım ile askeri malzeme yardımı konusunda mutabakat sağlanmıştır. (Dostluk ve kardeşlik Antlaşmasının Moskova'da imzalanmış olduğunu Türkiye Dışişlerine bildiren Rusya'nın Ankara'daki Temsilcisi B.Mdivani' nin 20.03.1923 tarihli mektubu, )

13 Ekim 1921 tarihinde Kars'ta Rusya'nın katılımı ile bir taraftan Türkiye, diğer taraftan Azerbaycan, Ermenistan ve rcüstan arasında imzalanan Dostluk Antlaşması, Rus-Türk temaslarını pekiştiren diğer bir adım olmuştur. Türkiye’nin kuzey-doğu sınırlarının sarsılmazlığını sağlayan bu önemli belgenin hazırlanması ve imzalanmasında Rusya’nın Kuzey Filosu’nun eski Askeri Komiseri, Sovyet Tam Yetkili Temsilcisi S.P.Natsarenus (Mayıs 1921 – Ocak 1922) inkar edilmez bir rol oynamıştır.

RSFSR (Rusya Sovyet Federal Sosyalist Cumhuriyeti) Hükümeti ile yapılan bir anlaşmaya göre yardım ve danışmada bulunmak üzere Aralık 1921 – Ocak 1922 döneminde Ukrayna Hükümeti’nin askeri-diplomatik misyonu Türkiye’de bulunmuştur. Heyetin başında bulunan M.V.Frunze, Türkiye’de yaptığı inceleme gezilerinin sonucunda Sovyet Hükümeti’ne, Türkiye’ye yardım sağlamak için ilave imkanların seferber edilmesini ısrarla tavsiye etmiştir.

          SFSR yeni Temsilcisi S.İ.Aralov’un Ocak 1922’de Türkiye’ye gelmesinden sonra Sovyet Hükümeti, Türk Hükümeti’ne gösterdiği diplomatik, askeri ve parasal yardımını daha da arttırmıştır.(SSCB’nin Büyükelçisi Y.Z.Surits’e hediye edilen İsmet İnönü imzalı Türkiye Başbakanı’nın portresi "A Son Excellence Mr.Suriç, 9.12.1929, İsmet Paşa’, ).

1922 Mart – Nisan aylarında, Büyük Taaruz hazırlanmakta olduğu dönemde Mustafa Kemal Paşa’nın daveti üzerine Rusya Büyükelçisi S.İ.Aralov, Sovyet Askeri Ataşesi K.K.Zvonaryev ve Azerbeycan’ın ilk Temsilcisi İbrahim Abilov Kuvvay-i Milli birliklerini ziyaret etmişler. Rusya ve Azerbeycan misafirleri, piyade ve süvari tümenleri, iki ordu ve iki kolordu karargahlarını ziyaret edip Konya’daki lojistik birliklerinde incelemelerde bulunmuşlar ve Kuvvay-i Milli Ordusunun yıldönümü kutlamalarına katılmışlardır. Rus temsilcileri, mitinglerden sonra üzerine Türkçe olarak “Sovyet Rusya’nın Kızıl Ordusundan – Türk askerine” yazılı küçük hediyeleri Türk askerlerine dağıtmışlardır. (Büyük Taaruzdan önce Konya civarında yapılan teftiş gezisi sırasında Mustafa Kemal, İsmet İnönü, Rusya büyükelçisi S.Aralov, askeri ataşe K.Zvonarev ve Azerbaycan Büyükelçisiİ. Abilov, 23 Mart 1922 ).

Sovyet resmi verilerine göre 1920 tarihli mutabakatlar uyarınca ve 16 Mart 1921 tarihli Antlaşması’nın gereği olarak 1920-1922 yıllarında Rusya’nın Novorossiysk, Tuapse ve Batumi limanlarından Türkiye’ye 39.000 tüfek, 327 makinalı tüfek, 54 top, 63 milyon fişek, 147.000 top mermisi vs., Türkiye’nin doğu sınırlarından ise, 1918 yılında eski Rus Ordusunun bıraktığı askeri malzeme sevkedilmiştir. 1921 yılında “Jivoy” ve “Jutkiy” adlı iki avcı botu hibe edilmiştir. Sovyet Hükümeti, Ankara’daki iki barut fabrikasının kurulmasında yardımcı olup fişek fabrikası için gerekli teçhizat ve hammadde sağlamıştır. Bunun yanı sıra 1920 yılında Müsteşar Y.Y.Umpal-Angarskiy başkanlığındaki Sovyet diplomatik misyonu, Moskova görüşmeleri sırasında Türk tarafına vaadedilen 200,6 kilo külçe altın TBMM temsilcilerine teslim etmiştir. M.V.Frunze, kimsesiz gazi çocukları için bir yetimhanenin kurulması amacıyla Trabzon’da Türk makamlarına 100.000 altın Ruble vermiştir. S.İ.Aralov Nisan 1922’de seyyar basımevi ve sinema teçhizatının alınması için Türk ordusuna 20.000 Lira hibe etmiştir. Aynı zamanda birkaç parti silah teslim edilmiştir. 3 Mayıs 1922 tarihinde Sovyet Rusya’nın Ankara Temsilcisi S.İ.Aralov, 1921 Antlaşması’nın imzalanması sırasında vaadedilen 10 milyon altın Ruble tutarının son dilimi olan 3,5 milyon altın Ruble’yi Türk Hükümetine teslim etmiştir.

          Lozan Antlaşması imzalandıktan sonra Türkiye devlet bağımsızlığına kavuşmuş, yabancı ordular Türk topraklarından çekilmiş ve 29 Ekim 1923 tarihinde Büyük Millet Meclisi Türkiye'yi Cumhuriyet ilan etmiştir. SSCB Merkez Yürütme Komitesi Başkanı M.İ.Kalinin'in göndermiş olduğu 31 Ekim 1923 tarihli telgrafta şöyle deniliyordu: '' Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği'nin halkları ve Hükümeti adına ... Türkiye Cumhuriyeti'nin ... ilan edilişi münasebetiyle kardeş Türk halkı ve dost Türkiye Hükümeti'ni sıcaklıkla selamlıyorum. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına seçilmeniz münasebetiyle Sizi, Ekselanlasları Mareşal Gazi Mustafa Kemal Paşa, kutluyor, Şahsınızda Türk halkının kahramanca yürütülen mücadelesinin seçkin önderi ve Türk halkı'nın seçtiği dost Türk Hükümeti'nin Başkanını selamlıyoruz. Türkiye ve SSCB'nin halkları ve hükümetleri arasındaki sarsılmaz dostluk bağlarının giderek daha sağlamlaştırılacağı ve iki devletin refah içinde gelişmesine katkıda bulunacağı kesin inancımı taşımaktayım’.

          1924 yılının Şubat ayında Ankara'ya atanan SSCB'nin yeni Büyükelçisi Y.Z.Surits ven mektubunu M.K.Atatürk'e vermiştir.Y.Z.Surits’in Türkiye'de büyükelçi olarak bulunduğu 1924 ile 1935 yılları arasında Rus-Türk ilişkileri siyasi, ekonomik ve kültür alanlarında kaydadeğer bir ivme kazanmışlardır. (SSCB’nin Büyükelçisi Y.Z.Surits’e hediye edilen Mustafa Kemal Atatürk imzalı Türkiye Cumhurbaşkanı’nın portresi, 'Dostumuz Mösyö Suriç Hazretlerine, 21.06.1933, Gazi M.Kemal' ).

          Aralık 1925 tarihinde Sovyet – Türk Tarafsızlık ve Saldırmasızlık Antlaşması, Mart 1927 tarihinde ise ticaret ve iktisadi işbirliğini hızlandıran SSCB ile Türkiye arasında Ticaret ve Seyrüsefer Antlaşması imzalanmıştır.

          SSCB Dışişleri Halk Komiseri Yardımcısı L.M.Karahan’ın (12-24 Aralık 1929), Türkiye Dışişleri Bakanı T.Rüştü Aras’ın (24 Eylül-3 Ekim 1930) ve SSCB Dışişleri Halk Komiseri M.M.Litvinov' un (Ekim 1931) ziyaretleri sırasında iki tarafça Sovyet-Türk ilişkilerinin dostane niteliği vurgulanarak hep ön planda tutulmuştur. (SSCB Dışişleri Halk Komiseri M.M.Litvinov’un Türkiye’yi ziyareti. M.M.Litvinov, Türkiye Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ve SSCB’nin Türkiye’deki Büyükelçisi Y.Z.Surits onursal kıta önünden geçerken, Ekim 1931, ).

***

          Sovyet-Türk dostluğu belirgin bir tarzda olağan diplomatik çevre dışına çıkmıştır. Hükümetlerarası temasların yüksek seviyesi ve temposu halklarımızın birbirine karşılıklı ilginin arttırılmasına, gitgide kültür, bilim ve sanatın karşılıklı zeginliştirilmesine olumlu bir etki göstermiştir. 20-30’lu yıllarında insani alandaki ilk temaslar gerçekleştirilmiştir. Bu donemde Türk tarihçisi M.Fuat Köprülü, akademisyen V.V.Bartold, dil uzmanları N.Y.Marr ve A.N.Samoyloviç v.s. dahil olmak üzere dünyaca ünlü bilim adamlarının karşılıklı ziyaretleri yapılmıştır. 1926 tarihinde TASS Telgraf Ajansı ile Anadolu Ajansı arasında enformasyon teatisine ilişkin anlaşma imzalanmıştır. (Türkiye Tarafından Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ve Türkiye Başbakanı İsmet İnönü, SSCB Tarafından SSCB’nin Türkiye’deki Büyükelçisi Y.Z.Surits’in katıldığı diplomatik bir resepsyon, Rusya Büyükelçiliği binası, 7.11.1927: ). 1927 tarihinde Moskova ile Ankara arasında radyo iletişimi tesis edilmiştir. Aynı yılda Türkiye’de ilk defa “Potemkin” Zırhlısı” filminin de gösterildiği ilk Sovyet filim festivali kapalı gişe ile düzenlenmiştir. 1933 yılında Sovyet yönetmenleri N.Zarhi ve S.Utkevich Türkiye’yi ziyaret ederek belgesel türünde en iyi filimlerden biri olan “Türkiye’nin kalbi Ankara” filmini çekmişlerdir. Uzun bir süre SSCB’de çalışmış olan ünlü Türk yönetmeni M.Ertuğrul Türk tiyatro ve sanat yönetmenliğinin temellerini atanlardan biri olmuştur. 1935 yılının ilkbaharında Türkiye’de, D.D.Shostacovich, D.F.Oystrakh v.s.’nin iştirak etmiş olduğu Bolşoy Tiatrosu’nun benzeri olmıyan başarıyla ilk turnesi geçmiştir. Sovyet yazarları P.Pavlenko, L.Nikulin, L.Seyfullina Türkiye’de daimi misafirler olmuşlardır. 1933 yılının Mayıs ayında M.Gorkiy İtalya’dan geçerken İstanbul’u ziyaret etmiştir. SSCB’yi de çeşitli dönemlerde N.Hikmet, Falih Rıfkı Atay v.s. önde gelen Türk yazar ve şairler ziyaret etmişlerdir. (Türkiye Başbakanı İ.İnönü başkanlığındaki Türk hükümet heyetinin SSCB’yi ziyareti, 1932, ).Türk kamuoyu Sovyet sporcularının temsilcilerini konuksever bir şekilde kabul etmiştir. Sovyet futbol takımının 1925 yılında Türkiye’ye gelmesi bununla ilgili faaliyetlere katılanların görüşlerine göre Sovyet-Türk dostluğunun samimi gösterimine dönüşmüştür. Karşılık maçları 1931 yılında Moskova’da ve 1932 tarihinde İstanbul’da olmuşlardır. Havacılığın geliştirilmesine olağanüstü ilgi her iki ülkede de ortaya çıkmıştır. Sovyet “Aviahim”’in girişimleri üzerine 1926 yılında Moskova ile Ankara arasindaki zergahında ilk hava uçuşu yapılmıştır. 1930 yılında Ankara “Büyük Doğu Uçuşu” adı verilen Moskova-Tahran-Kabil uçuşunun safhalarından biri olmuştur. İlk Türk kadın pilotu Sabiha Gökçen’in SSCB’deki hava kulüplerinde staj gördüğü, 1934 yılının Nisan-Mayıs aylarında SSCB’de bulunan Türk hava grubuna ait birkaç uçağın da Bir Mayıs Bayramı dolayısıyla düzenlenen geçit törenine katıldığı kayda değer diğer önemli hususlardır.

***

          Türkiye’nin Bakanlar Kurulu Başkanı Sayın İsmet İnönü’nün başkanlık ettiği Türk Hükümet heyetinin Nisan-Mayıs 1932 tarihlerinde Sovyet Birliği’ne yaptığı ziyaret hükümetlerarası ilişkilerimizin tarihinde özel bir rol oynamıştır. 6 Mayıs 1932’de S.S.C.B Askeri ve Deniz İşleri Halk Komiseri K.E.Voroşilov’un evinde İ.İnönü ile İ.V.Stalin arasında yapılan ikili göruşme sırasında Türkiye’ye yeni Sovyet üretimi teçhizatının alımları için 20 yıl içinde karşılıklı Türk malları sevkiyatları ile ödemeli 8 milyon ABD dolarlık kredinin tahsis edilmesi hususunda ilke sözleşmesi sağlanmıştır.(Türkiye Başbakanı İ.İnönü Leningrad’ı ziyaret ederken, 1932, Solda Türkiye Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ve SSCB’nin Türkiye Büyükelçisi Y.Z.Surits). Açılan kredi sayesinde ve Sovyet teknolojileri yardımıyla Kayseri ve Nazilli’de ilk Türk tekstil fabrikaları inşaat edilmiştir. Her ikisi de, Türkiye Başbakanı İ.İnönü tarafından ‘Sovyet sanayiinin mükemmel eserleri ve ebedi dostluğun simgesi’ olarak nitelendirilmiştir.

          26 Ekim 1933’de Askeri ve Deniz İşleri Halk Komiseri K.E.Voroşilov başkanlığındaki heyet Türk Hükümetinin davetiyesi üzerine Ankara’ya resmi ziyarette bulunmuştur. Sovyet heyeti, 29 Ekim 1933’te Türkiye Cumhuriyeti’nin 10. yıldönümü vesilesiyle düzenlenmiş geçit töreninde hazır bulunmuştur. K.E.Voroşilov, Mustafa Kemal Atatürk, Milli Savunma Bakanı Fevzi Çakmak ve Başbakan İsmet İnönü ile birlikte geçit törenine katılmış Türk Kuvvetlerini teftiş etmiştir. Kendiliğinden bile benzersiz olan bu olay ‘hem izleyicileri hem de kordiplomatik temsilcilere akıl durdurucu etki bırakmıştı’.

Mustafa Kemal Atatürk, 1933’de Meclis’in Genel Kurul’un yeni yasama yılını açarken sözkonusu ziyaretin önemini şu sözlerle açıklamıştır: ‘Bu ziyaret, ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin derin içtenliğini göstermek için şanslı bir vesile oldu. Hiç şüphe yok ki her iki ülkemiz için zor zamanlarda doğmuş ve 13 yıl boyunca bütün sınavlardan daima başarıyla çıkmış olan dostluğumuz dünya barışının pekiştirilmesinin kıymetli ve önemli bir etkenidir’. Türkiye Hükümeti, ikili ilişkilerin kurulması ve geliştirilmesine verilen hizmetlerden dolayı 30. yılların ortasında İzmir şehrinin bir sokağına Voroşilov adını vermeye karar vermiştir.(SSCB Askeri ve Deniz işleri Halk Komiseri K.E.Voroşilov başkanlığındaki Sovyet hükümet heyetinin Türkiye’yi ziyareti. M.K. Atatürk ve K.E.Voroşilov tribünde görüşürken, Ankara, 29 Ekim 1933, (Sovyet heyetinde Dışişleri Halk Komiseri Yardımcısı L.M.Karahan, SSCB’nin Türkiye eski Büyükelçisi M.S. Aralov ve İşçi Köylü Kızıl Ordusu Süvari Birimler Müfettişi S.M.Budennıy, Ekim – Kasım 1933)).

Dışişleri Halk Komiseri M.M.Litvinov, 29 Aralık 1933’de yapılan SSCB Merkez Yürütme Komitesi’nin toplantısında Türkiye ile ilişkilerinin düzeyini şöyle niteliyordu: ‘Yabancı devletler ile kurduğumuz ilişkilerin zel bir örneği olarak Büyük Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkilerimizi görüyoruz. On yıldan fazla bu ilişkiler yıldan yıla iyileşerek gerçek dostluğa ulaşmışlardır... Dostluk ve karşılıklı ven politikası, uluslararası sahnede de verimli bir işbirliği zeminini yaratır. Her taraf, barışın pekiştirilmesine yönelik bir öneri ileri sürerken her zaman diğer tarafın desteği ve yardımına önceden bel bağlayabilir’.

(SSCB Dışişleri Halk Komiseri M.M.Litvinov’un Türkiye’yi ziyareti. M.M.Litvinov’un elinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Kemal Atatürk’ün portresi, Ekim 1931).

***

Türkiye’nin ilk Cumhurbaşkanı M.K.Atatürk’ün şahsi talimatı sayesinde Rusya ile Türkiye arasında yeni tip ilişkilerin oluşturulması ve geliştirilmesine yönelik ilk adımların anısı, 1928’de İstanbul’un Taksim Meydanında dikilmiş olan heykel kompozisyonu ile ebedileştirilmiştir. Türk Milli Kurtuluş Hareketinin kahramanları ile aynı safta tasvir edilen Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti’nin Tam Yetkili Temsilcisi S.İ.Aralov’un firü, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Rus-Türk ilişkilerine verdiği önemi her türlü tarihi belgelerden daha iyi bir şekilde göstermektedir.