|
‘Eğer Rusya’nın desteği olmasaydı yeni Türkiye’nin … istilacılar
üzerindeki zafer kıyaslanmayacak kadar çok daha büyük kayıplarla
kazanılabilirdi veya belki de hiç mümkün olmazdı. Rusya Türkiye’ye hem
manevi, hem de maddi yardım göstermiş ve milletimizin bu yardımı
unutması suç olur.’
Mustafa Kemal Atatürk
(Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk,"Ankara, 1929,
Sovyetler İttihadi büyük elçisi Suriç Hazretlerine, Gazi M.Kemal’’
imzalı fotograf, ).
Türkiye Cumhuriyeti kuruluşu’nun 80. yıldönümünü kutlarken ikili
ilişkilerimizin başlangıç sayfalarını özel hislerle hatırlamaktayız.
Ortaklık ilişkilerimizin ‘soğuk savaş’ dönemine öz siyasi ve
ideolojik önyargılarından tamamen kurtulmuş olduğu ve nitelik
bakımından yeni bir hüviyet kazandırdığı bunlerde geçmiş yılların
zengin tecrübesinden istifade edilmesi çok önemli ve faydalı olabilir.
Rus-Türk ilişkileri temeli üzerinde kurulduğu sağlam altyapısı Avrupa
ve Asya’nın geniş alanında bölgesel venliğin oluşturulması, iki
ülkemizin ekonomik yakınlaşması ve karşılıklı kültür
zenginleştirilmesinin garantisi ve belli başlı noktası olmaya devam
etmektedir.
Geçen yüzyılın 20-30’lu yılları Rus-Türk ilişkileri açısından benzeri
yaşanmayan bir dönem teşkil eder. Doğrudan doğruya yapılan silahlı
müdahale tehlikesi karşısında ve fevkalade zor şartlar altında kalmış
ülkelerimiz birbirine dostluk elini uzatmışlardır. Geçmişimizi
idealleştirmek yalnış olur: her iki taraftan da gerçekleştirilen bazı
teşebbüslere rağmen ülkelerimiz müttefik olmamışlardır. Ancak uzun bir
dönem içinde devam ettirilmiş sağlam ve özel havaya sahip iyi komşuluk
ilişkileri şüphesiz iki ülke halklarının menfaatlerine uygun olmuştur.
O yıllarda elde edilen birçok alandaki karşılıklı anlayış, iş dümü ve
işbirliği seviyesi siyasetçiler, toplumsal liderler ve basit insanların
şimdiki ve gelecek nesillerinin erişmeye çabalayacağı özel bir örnek
olarak uzun bir süre kalacaktır.
***
Bilindiği gibi, Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldıktan yalnız üç n
sonra 26 Nisan 1920’de Mustafa Kemal kurulmuş Hükümet adına diplomatik
ilişkilerin kurulması teklifi ile Türk halkına işgal kuvvetleriyle adil
mücadelesinde olası yardımın gösterilmesi ricasını içeren resmi bir
mektupla Sovyet Rusyası’nın Hükümetine başvurmuştur. Sovyet Rusyası Diş
İşleri Halk Komiseri G.V.Çiçerin 2 Haziran 1920 tarihli cevabi
mektubunda sağlam dost ilişkileri kurmak için beklenmeksizin her iki
ülkede diplomatik ve konsolosluk temsilciliklerinin tesis edilmesini
teklif edip Türkiye ile Ermenistan ve İran arasındaki sınırların tespit
edilmesinde arabulucu rolünü üstlenmeyi kabul etmiştir. Mektupta
özellikle ‘Sovyet Hükümeti’nin Türk halkının kendi bağımsızlık ve
eğemenliğinin uğruna verdiği kahramanca mücadeleyi canlı bir ilgiyle
izlediği ve Türkiye için zor olan bu nlerde Türk ve Rus halklarını
birleştirecek dostluğun sağlam temelini atmaktan mutlu olduğu’
kaydedilmiştir. TBMM Hükümetinin fiili tanınması anlamına gelen bu
mektup Türkiye’de büyük bir coşku ile karşılanmıştır. Mektubun metni
Anadolu gazetelerinde yayımlanarak Anadolu ve Trakya Hakları Koruma
Derneği'nin şehir ve taşra temsilcilerinin bilgilerine sunulmuştur.
Bundan böyle 2 Haziran 1920 Rusya ile Türkiye arasında diplomatik
ilişkilerin kuruluş tarihi olarak sayılmaktadır.
Hem Rusya, hem Türkiye'nin savaş cephelerindeki fevkalade
zor bir durum ve gelişmelerine rağmen iki ülkenin hükümetleri ikili
ilişkilerin hukuki esasının ilk hazırlıklarını en ivedi şekilde
yapmakta kararlılığı gösteriyordu. Türkiye Dışişleri Bakanı Bekir
Sami'nin başkanlığındaki Türk Hükümeti heyetinin Temmuz-Ağustos
1920 tarihinde Moskova'da gerçekleştiği ilk resmi temasların hemen
ardından ülkelerimiz ilk diplomatik misyonlarının teatisini
yapmışlardır. (Türk göçmenlerinin
temsilcisinin V.İ.Lenin ile görüşmelerini sağlamak üzere Rusya
Dışişleri Halk Komiser Yardımcısı L.Karahan'a hitaben yazılan TBMM
Hükümeti Dışişleri Bakanı Sami Bekir'in 11.09.1920 tarihli mektubu,
.
4 Ekim 1920 tarihinde Ankara'ya gelen Müsteşar
Y.Y.Umpal-Angarskiy'in başkanlığındaki Rus diplomatik misyon
görevlileri aynı n M.K.Atatürk ile görüşmüşlerdir.
(Müsteşar Y.Y.Upmal-Angarskiy
başkanlığındaki Rusya'nın Ankara'daki ilk misyon mensupları,
Sonbahar 1920).
19 Şubat 1921 tarihinde başkanlığını general Ali Fuat Cebesoy'un
yaptığı daimi Türk Sefaretinin mensupları Moskova'ya gelmiştir.
15.11.1927 tarihinde Gazi M.Kemal tarafından
imzalanan ve yeni Türk büyükelçisi Tevfik bey adına düzenlenen Arap
alfabesiyle yazılı ven mektubu , 13.11.1928 tarihinde
Gazi M.Kemal tarafından imzalanan ve yeni Türk büyükelçisi Vasıf bey
adına düzenlenen ven mektubu .
Verimli bir şekilde yürütülen görüşmeler sonucunda 16 Mart
1921 tarihinde Moskova'da ikili işbirliği ve yardımlaşmanın
temellerini kuran süresiz Rusya Sovyet Sosyalist Federatif Cumhuriyeti
ile Türkiye arasında Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması törensel bir
ortamda imzalanmıştır. (Rusya ve Türkiye arasında
dostluk ve kardeşlik Antlaşması’nın imzalama töreninde, 16 Mart 1921,
Moskova, ). Ayrıca görüşmeler
esnasında Sovyet Rusya'nın Türkiye'ye yapacağı 10 milyon altın
Ruble tutarındaki maddi yardım ile askeri malzeme yardımı konusunda
mutabakat sağlanmıştır. (Dostluk ve kardeşlik
Antlaşmasının Moskova'da imzalanmış olduğunu Türkiye Dışişlerine
bildiren Rusya'nın Ankara'daki Temsilcisi B.Mdivani' nin
20.03.1923 tarihli mektubu, )
13 Ekim 1921 tarihinde Kars'ta Rusya'nın katılımı ile bir
taraftan Türkiye, diğer taraftan Azerbaycan, Ermenistan ve rcüstan
arasında imzalanan Dostluk Antlaşması, Rus-Türk temaslarını pekiştiren
diğer bir adım olmuştur. Türkiye’nin kuzey-doğu sınırlarının
sarsılmazlığını sağlayan bu önemli belgenin hazırlanması ve
imzalanmasında Rusya’nın Kuzey Filosu’nun eski Askeri Komiseri, Sovyet
Tam Yetkili Temsilcisi S.P.Natsarenus (Mayıs 1921 – Ocak 1922) inkar
edilmez bir rol oynamıştır.
RSFSR (Rusya Sovyet Federal Sosyalist Cumhuriyeti) Hükümeti ile yapılan
bir anlaşmaya göre yardım ve danışmada bulunmak üzere Aralık 1921 –
Ocak 1922 döneminde Ukrayna Hükümeti’nin askeri-diplomatik misyonu
Türkiye’de bulunmuştur. Heyetin başında bulunan M.V.Frunze, Türkiye’de
yaptığı inceleme gezilerinin sonucunda Sovyet Hükümeti’ne, Türkiye’ye
yardım sağlamak için ilave imkanların seferber edilmesini ısrarla
tavsiye etmiştir.
SFSR yeni Temsilcisi S.İ.Aralov’un Ocak 1922’de Türkiye’ye
gelmesinden sonra Sovyet Hükümeti, Türk Hükümeti’ne gösterdiği
diplomatik, askeri ve parasal yardımını daha da
arttırmıştır.(SSCB’nin Büyükelçisi Y.Z.Surits’e hediye
edilen İsmet İnönü imzalı Türkiye Başbakanı’nın portresi "A Son
Excellence Mr.Suriç, 9.12.1929, İsmet Paşa’, ).
1922 Mart – Nisan aylarında, Büyük Taaruz hazırlanmakta olduğu dönemde
Mustafa Kemal Paşa’nın daveti üzerine Rusya Büyükelçisi S.İ.Aralov,
Sovyet Askeri Ataşesi K.K.Zvonaryev ve Azerbeycan’ın ilk Temsilcisi
İbrahim Abilov Kuvvay-i Milli birliklerini ziyaret etmişler. Rusya ve
Azerbeycan misafirleri, piyade ve süvari tümenleri, iki ordu ve iki
kolordu karargahlarını ziyaret edip Konya’daki lojistik birliklerinde
incelemelerde bulunmuşlar ve Kuvvay-i Milli Ordusunun yıldönümü
kutlamalarına katılmışlardır. Rus temsilcileri, mitinglerden sonra
üzerine Türkçe olarak “Sovyet Rusya’nın Kızıl Ordusundan – Türk
askerine” yazılı küçük hediyeleri Türk askerlerine dağıtmışlardır.
(Büyük Taaruzdan önce Konya civarında yapılan teftiş gezisi
sırasında Mustafa Kemal, İsmet İnönü, Rusya büyükelçisi S.Aralov,
askeri ataşe K.Zvonarev ve Azerbaycan Büyükelçisiİ. Abilov, 23 Mart
1922 ).
Sovyet resmi verilerine göre 1920 tarihli mutabakatlar uyarınca ve
16 Mart 1921 tarihli Antlaşması’nın gereği olarak 1920-1922 yıllarında
Rusya’nın Novorossiysk, Tuapse ve Batumi limanlarından Türkiye’ye
39.000 tüfek, 327 makinalı tüfek, 54 top, 63 milyon fişek, 147.000 top
mermisi vs., Türkiye’nin doğu sınırlarından ise, 1918 yılında eski Rus
Ordusunun bıraktığı askeri malzeme sevkedilmiştir. 1921 yılında “Jivoy”
ve “Jutkiy” adlı iki avcı botu hibe edilmiştir. Sovyet Hükümeti,
Ankara’daki iki barut fabrikasının kurulmasında yardımcı olup fişek
fabrikası için gerekli teçhizat ve hammadde sağlamıştır. Bunun yanı
sıra 1920 yılında Müsteşar Y.Y.Umpal-Angarskiy başkanlığındaki Sovyet
diplomatik misyonu, Moskova görüşmeleri sırasında Türk tarafına
vaadedilen 200,6 kilo külçe altın TBMM temsilcilerine teslim etmiştir.
M.V.Frunze, kimsesiz gazi çocukları için bir yetimhanenin kurulması
amacıyla Trabzon’da Türk makamlarına 100.000 altın Ruble vermiştir.
S.İ.Aralov Nisan 1922’de seyyar basımevi ve sinema teçhizatının
alınması için Türk ordusuna 20.000 Lira hibe etmiştir. Aynı zamanda
birkaç parti silah teslim edilmiştir. 3 Mayıs 1922 tarihinde Sovyet
Rusya’nın Ankara Temsilcisi S.İ.Aralov, 1921 Antlaşması’nın imzalanması
sırasında vaadedilen 10 milyon altın Ruble tutarının son dilimi olan
3,5 milyon altın Ruble’yi Türk Hükümetine teslim etmiştir.
Lozan Antlaşması imzalandıktan sonra Türkiye devlet
bağımsızlığına kavuşmuş, yabancı ordular Türk topraklarından çekilmiş
ve 29 Ekim 1923 tarihinde Büyük Millet Meclisi Türkiye'yi
Cumhuriyet ilan etmiştir. SSCB Merkez Yürütme Komitesi Başkanı
M.İ.Kalinin'in göndermiş olduğu 31 Ekim 1923 tarihli telgrafta
şöyle deniliyordu: '' Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri
Birliği'nin halkları ve Hükümeti adına ... Türkiye
Cumhuriyeti'nin ... ilan edilişi münasebetiyle kardeş Türk halkı ve
dost Türkiye Hükümeti'ni sıcaklıkla selamlıyorum. Türkiye
Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına seçilmeniz münasebetiyle Sizi,
Ekselanlasları Mareşal Gazi Mustafa Kemal Paşa, kutluyor, Şahsınızda
Türk halkının kahramanca yürütülen mücadelesinin seçkin önderi ve Türk
halkı'nın seçtiği dost Türk Hükümeti'nin Başkanını
selamlıyoruz. Türkiye ve SSCB'nin halkları ve hükümetleri
arasındaki sarsılmaz dostluk bağlarının giderek daha
sağlamlaştırılacağı ve iki devletin refah içinde gelişmesine katkıda
bulunacağı kesin inancımı taşımaktayım’.
1924 yılının Şubat ayında Ankara'ya atanan SSCB'nin
yeni Büyükelçisi Y.Z.Surits ven mektubunu M.K.Atatürk'e
vermiştir.Y.Z.Surits’in Türkiye'de büyükelçi olarak bulunduğu 1924
ile 1935 yılları arasında Rus-Türk ilişkileri siyasi, ekonomik ve
kültür alanlarında kaydadeğer bir ivme kazanmışlardır. (SSCB’nin
Büyükelçisi Y.Z.Surits’e hediye edilen Mustafa Kemal Atatürk imzalı
Türkiye Cumhurbaşkanı’nın portresi, 'Dostumuz Mösyö Suriç
Hazretlerine, 21.06.1933, Gazi M.Kemal' ).
Aralık 1925 tarihinde Sovyet – Türk Tarafsızlık ve
Saldırmasızlık Antlaşması, Mart 1927 tarihinde ise ticaret ve iktisadi
işbirliğini hızlandıran SSCB ile Türkiye arasında Ticaret ve Seyrüsefer
Antlaşması imzalanmıştır.
SSCB Dışişleri Halk Komiseri Yardımcısı L.M.Karahan’ın (12-24
Aralık 1929), Türkiye Dışişleri Bakanı T.Rüştü Aras’ın (24 Eylül-3 Ekim
1930) ve SSCB Dışişleri Halk Komiseri M.M.Litvinov' un (Ekim 1931)
ziyaretleri sırasında iki tarafça Sovyet-Türk ilişkilerinin dostane
niteliği vurgulanarak hep ön planda tutulmuştur.
(SSCB Dışişleri Halk Komiseri M.M.Litvinov’un Türkiye’yi
ziyareti. M.M.Litvinov, Türkiye Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ve
SSCB’nin Türkiye’deki Büyükelçisi Y.Z.Surits onursal kıta önünden
geçerken, Ekim 1931, ).
***
Sovyet-Türk dostluğu belirgin bir tarzda olağan diplomatik
çevre dışına çıkmıştır. Hükümetlerarası temasların yüksek seviyesi ve
temposu halklarımızın birbirine karşılıklı ilginin arttırılmasına,
gitgide kültür, bilim ve sanatın karşılıklı zeginliştirilmesine olumlu
bir etki göstermiştir. 20-30’lu yıllarında insani alandaki ilk temaslar
gerçekleştirilmiştir. Bu donemde Türk tarihçisi M.Fuat Köprülü,
akademisyen V.V.Bartold, dil uzmanları N.Y.Marr ve A.N.Samoyloviç v.s.
dahil olmak üzere dünyaca ünlü bilim adamlarının karşılıklı ziyaretleri
yapılmıştır. 1926 tarihinde TASS Telgraf Ajansı ile Anadolu Ajansı
arasında enformasyon teatisine ilişkin anlaşma imzalanmıştır.
(Türkiye Tarafından Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa
Kemal Atatürk ve Türkiye Başbakanı İsmet İnönü, SSCB Tarafından
SSCB’nin Türkiye’deki Büyükelçisi Y.Z.Surits’in katıldığı diplomatik
bir resepsyon, Rusya Büyükelçiliği binası, 7.11.1927: ). 1927 tarihinde Moskova ile Ankara arasında radyo
iletişimi tesis edilmiştir. Aynı yılda Türkiye’de ilk defa “Potemkin”
Zırhlısı” filminin de gösterildiği ilk Sovyet filim festivali kapalı
gişe ile düzenlenmiştir. 1933 yılında Sovyet yönetmenleri N.Zarhi ve
S.Utkevich Türkiye’yi ziyaret ederek belgesel türünde en iyi
filimlerden biri olan “Türkiye’nin kalbi Ankara” filmini çekmişlerdir.
Uzun bir süre SSCB’de çalışmış olan ünlü Türk yönetmeni M.Ertuğrul Türk
tiyatro ve sanat yönetmenliğinin temellerini atanlardan biri olmuştur.
1935 yılının ilkbaharında Türkiye’de, D.D.Shostacovich, D.F.Oystrakh
v.s.’nin iştirak etmiş olduğu Bolşoy Tiatrosu’nun benzeri olmıyan
başarıyla ilk turnesi geçmiştir. Sovyet yazarları P.Pavlenko,
L.Nikulin, L.Seyfullina Türkiye’de daimi misafirler olmuşlardır. 1933
yılının Mayıs ayında M.Gorkiy İtalya’dan geçerken İstanbul’u ziyaret
etmiştir. SSCB’yi de çeşitli dönemlerde N.Hikmet, Falih Rıfkı Atay v.s.
önde gelen Türk yazar ve şairler ziyaret etmişlerdir.
(Türkiye Başbakanı İ.İnönü başkanlığındaki Türk hükümet
heyetinin SSCB’yi ziyareti, 1932, ).Türk kamuoyu Sovyet sporcularının
temsilcilerini konuksever bir şekilde kabul etmiştir. Sovyet futbol
takımının 1925 yılında Türkiye’ye gelmesi bununla ilgili faaliyetlere
katılanların görüşlerine göre Sovyet-Türk dostluğunun samimi
gösterimine dönüşmüştür. Karşılık maçları 1931 yılında Moskova’da ve
1932 tarihinde İstanbul’da olmuşlardır. Havacılığın geliştirilmesine
olağanüstü ilgi her iki ülkede de ortaya çıkmıştır. Sovyet “Aviahim”’in
girişimleri üzerine 1926 yılında Moskova ile Ankara arasindaki
zergahında ilk hava uçuşu yapılmıştır. 1930 yılında Ankara “Büyük
Doğu Uçuşu” adı verilen Moskova-Tahran-Kabil uçuşunun safhalarından
biri olmuştur. İlk Türk kadın pilotu Sabiha Gökçen’in SSCB’deki hava
kulüplerinde staj gördüğü, 1934 yılının Nisan-Mayıs aylarında SSCB’de
bulunan Türk hava grubuna ait birkaç uçağın da Bir Mayıs Bayramı
dolayısıyla düzenlenen geçit törenine katıldığı kayda değer diğer
önemli hususlardır.
***
Türkiye’nin Bakanlar Kurulu Başkanı Sayın İsmet İnönü’nün
başkanlık ettiği Türk Hükümet heyetinin Nisan-Mayıs 1932 tarihlerinde
Sovyet Birliği’ne yaptığı ziyaret hükümetlerarası ilişkilerimizin
tarihinde özel bir rol oynamıştır. 6 Mayıs 1932’de S.S.C.B Askeri ve
Deniz İşleri Halk Komiseri K.E.Voroşilov’un evinde İ.İnönü ile
İ.V.Stalin arasında yapılan ikili göruşme sırasında Türkiye’ye yeni
Sovyet üretimi teçhizatının alımları için 20 yıl içinde karşılıklı Türk
malları sevkiyatları ile ödemeli 8 milyon ABD dolarlık kredinin tahsis
edilmesi hususunda ilke sözleşmesi sağlanmıştır.(Türkiye
Başbakanı İ.İnönü Leningrad’ı ziyaret ederken, 1932, Solda Türkiye
Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ve SSCB’nin Türkiye Büyükelçisi
Y.Z.Surits). Açılan kredi
sayesinde ve Sovyet teknolojileri yardımıyla Kayseri ve Nazilli’de ilk
Türk tekstil fabrikaları inşaat edilmiştir. Her ikisi de, Türkiye
Başbakanı İ.İnönü tarafından ‘Sovyet sanayiinin mükemmel eserleri ve
ebedi dostluğun simgesi’ olarak nitelendirilmiştir.
26 Ekim 1933’de Askeri ve Deniz İşleri Halk Komiseri
K.E.Voroşilov başkanlığındaki heyet Türk Hükümetinin davetiyesi üzerine
Ankara’ya resmi ziyarette bulunmuştur. Sovyet heyeti, 29 Ekim 1933’te
Türkiye Cumhuriyeti’nin 10. yıldönümü vesilesiyle düzenlenmiş geçit
töreninde hazır bulunmuştur. K.E.Voroşilov, Mustafa Kemal Atatürk,
Milli Savunma Bakanı Fevzi Çakmak ve Başbakan İsmet İnönü ile birlikte
geçit törenine katılmış Türk Kuvvetlerini teftiş etmiştir.
Kendiliğinden bile benzersiz olan bu olay ‘hem izleyicileri hem de
kordiplomatik temsilcilere akıl durdurucu etki bırakmıştı’.
Mustafa Kemal Atatürk, 1933’de Meclis’in Genel Kurul’un yeni yasama
yılını açarken sözkonusu ziyaretin önemini şu sözlerle açıklamıştır:
‘Bu ziyaret, ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin derin içtenliğini
göstermek için şanslı bir vesile oldu. Hiç şüphe yok ki her iki ülkemiz
için zor zamanlarda doğmuş ve 13 yıl boyunca bütün sınavlardan daima
başarıyla çıkmış olan dostluğumuz dünya barışının pekiştirilmesinin
kıymetli ve önemli bir etkenidir’. Türkiye Hükümeti, ikili
ilişkilerin kurulması ve geliştirilmesine verilen hizmetlerden dolayı
30. yılların ortasında İzmir şehrinin bir sokağına Voroşilov adını
vermeye karar vermiştir.(SSCB Askeri ve Deniz işleri Halk
Komiseri K.E.Voroşilov başkanlığındaki Sovyet hükümet heyetinin
Türkiye’yi ziyareti. M.K. Atatürk ve K.E.Voroşilov tribünde görüşürken,
Ankara, 29 Ekim 1933, (Sovyet heyetinde Dışişleri Halk Komiseri
Yardımcısı L.M.Karahan, SSCB’nin Türkiye eski Büyükelçisi M.S. Aralov
ve İşçi Köylü Kızıl Ordusu Süvari Birimler Müfettişi S.M.Budennıy, Ekim
– Kasım 1933)).
Dışişleri Halk Komiseri M.M.Litvinov, 29 Aralık 1933’de yapılan SSCB
Merkez Yürütme Komitesi’nin toplantısında Türkiye ile ilişkilerinin
düzeyini şöyle niteliyordu: ‘Yabancı devletler ile kurduğumuz
ilişkilerin zel bir örneği olarak Büyük Türkiye Cumhuriyeti ile
ilişkilerimizi görüyoruz. On yıldan fazla bu ilişkiler yıldan yıla
iyileşerek gerçek dostluğa ulaşmışlardır... Dostluk ve karşılıklı ven
politikası, uluslararası sahnede de verimli bir işbirliği zeminini
yaratır. Her taraf, barışın pekiştirilmesine yönelik bir öneri ileri
sürerken her zaman diğer tarafın desteği ve yardımına önceden bel
bağlayabilir’.
(SSCB Dışişleri Halk Komiseri M.M.Litvinov’un Türkiye’yi ziyareti.
M.M.Litvinov’un elinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Kemal
Atatürk’ün portresi, Ekim 1931).
***
Türkiye’nin ilk Cumhurbaşkanı M.K.Atatürk’ün şahsi talimatı sayesinde
Rusya ile Türkiye arasında yeni tip ilişkilerin oluşturulması ve
geliştirilmesine yönelik ilk adımların anısı, 1928’de İstanbul’un
Taksim Meydanında dikilmiş olan heykel kompozisyonu ile
ebedileştirilmiştir. Türk Milli Kurtuluş Hareketinin kahramanları ile
aynı safta tasvir edilen Rusya Sovyet Federatif Sosyalist
Cumhuriyeti’nin Tam Yetkili Temsilcisi S.İ.Aralov’un firü, Türkiye
Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Rus-Türk ilişkilerine
verdiği önemi her türlü tarihi belgelerden daha iyi bir şekilde
göstermektedir.
|